Akdiken

Akdiken (Rhamnus cathartica), cehrigiller (Rhamnaceae) familyasından kışın yapraklarını döken, dalları dikenli olup kirazı andıran siyah meyveler veren, kabuğu erik ağacına benzeyen küçük bir ağaç türü. Onu “acı çehre” adıyla da tanıyoruz, ağaca neden bu ismin verildiğini az sonra öğreneceksiniz...

Akdiken size daha önce anlattığım aynı aileden olan Barut ağacı’na (Frangula alnus) da benziyor. Barut ağacının meyvaları olgunlaştıkça kızıldan morumsu siyaha dönerken, akdikenin meyvaları yeşilden siyaha dönüyor. Bu arada bu iki ağacın çiçeklerinin taç yaprak sayısı da farklı. Barut ağacının beşli taç yapraklarına karşılık, akdikenin dörtlü taç yapraklı çiçekleri var. Akdikenin anavatanının Avrupa, Kuzeybatı Asya ve Asya’nın batısı olduğu düşünülüyor. Bitkinin Latince “ilk” soyadı olan “catharticus”, Rhamnus ailesi Latince’de “dişil” kabul edildiği için “cathartica”ya dönüşmüş. Latin dillerinde her nesnenin bir cinsiyeti olduğu kabul edilir, akdikenin de dişi olduğuna karar verilmiş fakat aslında ağacın hem erkek hem de dişi bireyleri var. Ağacın yaprak ve meyveleri hafif ölçüde zehirli, yenildiğinde mide ağrısı ve ishale neden oluyor. Meyvelerini tüketen kuşlar da bu ishal yapıcı etkiden dolayı ağacın tohumlarını doğaya yaymış oluyorlar. İşte “arındırıcı, temizleyici” anlamına gelen “cathartica” soyadı da bu ishal yapıcı etkiden ileri geliyor. Ağacın meyveleri olgunlaşmadan önce “emodin” adı verilen ve müshil etkisi yaratan bir kimyasal içeriyor. Böylece ağaç meyvelerinin tohumları olgunlaşmadan kuşlar ve hayvanlar tarafından tüketilmesini engellemiş de oluyor. Eskiden ağacın meyvelerini kusturucu olarak kullanılırmış. Ayrıca bu meyvelerden kalp çarpıntısı ve sarılığa karşı şurup da hazırlanırmış...

Akdiken sonbaharda parlak sarıya dönen yaprakları nedeniyle süs ağacı olarak da kullanılıyor. Fakat yine de pek sevilen bir ağaç değil, neredeyse hiç kimse bahçenize bu istilacı ağacı sokmanızı önermiyor. Hatta hayvanlar için de yukarıda anlattığımız sebeplerden ötürü çok besleyici olmadığı düşünüldüğünde akdikenin uçan kuşa bile faydası olmayan bir ağaç olduğu düşünülebilir. Ama bazı kelebek türleri sadece akdiken ve barut ağacının yapraklarına yumurta bırakıyor ve tırtıllar bu ağaçların yapraklarıyla beslenerek kelebeğe dönüşüyorlar. Birçok bitkinin tozlaşabilmesinde arıların olduğu kadar kelebeklerin de rolü büyük, o zaman akdikene çok da haksızlık etmemek, doğanın işine çok fazla burnumuzu sokmamak gerek...

Akdiken 19. yüzyılın başından itibaren süs ağacı olarak Kuzey Amerika kıtasına getirilmiş fakat bazı Amerikan orta batısındaki eyaletlerinde ve Kanada’nın Ontario şehrinde “istilacı bitki” statüsü kazanmıştır. Bunun haklı bir nedeni var. Ağacın yaprak, kök, kabuk ve meyvelerinin döküldüğü topraklar azot ve karbon açısından zenginleşerek daha asitli bir hale geliyor ve bu da başka yerel bitki türlerinin tohumlarının büyümesine engel oluyor. Akdiken pek çok ağaçtan önce yaprak çıkarıp döktüğünden yerel ağaç türlerinin gelişimini de olumsuz etkiliyor. Yapraklarında biriktirdiği yüksek miktardaki azot topraktaki çürümeyi hızlandırdığı için istilacı Avrupa toprak solucanlarının nüfusunun da neredeyse iki kat artmasına neden oluyor. Önlem olarak akdikenler kesildiğinde solucan nüfusunun da yarı yarıya azaldığı keşfedilmiş. İstilacı akdikenden kurtulmak için bazen maalesef “herbisit” kullanımı gerekebiliyor çünkü ağacın tohumları çimlenmeden uzun süre toprak altında kalabiliyor ve ağaç 1 metreyi aştığında oluşturduğu güçlü kök sistemi söküldüğü takdirde civardaki ağaçların ve bitkilerin köklerine de zarar verebiliyor.Söküm ve kesim dışında ağacın filizlerinden kurtulmak için gazlı ot yakma aletlerinden faydalanılıyor. Bahar ya da yaz başında yakılan filizler yeniden yeşeremiyor.

Bahçeniz için uygun bir tür olmasa da doğada gördüğünüzde “bu da akdikenmiş” diyebilirsiniz artık.

Akdiken - Rhamnus cathartica

Çok Yıllık

Boy : 3.6-6 m

Toprak Ph : 6.6-8.5

Sulama İhtiyacı : Düzenli Sulama

Konum : Güneşli yada Yarı Gölge

Çiçeklenme : Bahar ortası

Üretim Yöntemi : Tohum