Ceviz

Ceviz (Juglans regia), cevizgiller (Juglandaceae) familyasından odunu ve meyvesi değerli, uzun ömürlü bir ağaç türü. Anavatanı Orta Asya olan ceviz, Balkanlardan Himalayalar’a ve güney Çin’e kadar uzanan bir bölgede doğal olarak yetişir. Orta Asya’daki biyo çeşitliliği çok daha yüksektir. Dünyadaki en büyük ceviz ormanları ise Kırgızistan’da 1000-2000 metre yükseklikte bulunuyor. Ceviz bol ışık istiyor ve gölgede iyi yetişmediği gibi meyve verimi de oldukça düşük oluyor. Derin, zengin içerikli ve bol ışık alan topraklar ceviz için idealdir. Çiçeklerini bahar ortasından itibaren açan ceviz, yenebilen tohumlarını sonbaharda olgunlaştırıyor. Bu tohumlar doğada tarla fareleri tarafından da yayılıyormuş. Ceviz tohumdan üretildiğinde asla istenen verim elde edilemiyor bu nedenle de aşı şart. Yerel adaptasyonu iyi olan bir çöğür üzerine yapılacak uygun bir türe ait aşı sayesinde kısa sürede verim alabilmek mümkün. Cevizin yağlı tohumları hem çiğ hem de kurutulmuş olarak tüketilebilirken, ceviz yağı da oldukça değerli bir yağ olarak ticarete konu olmaktadır. Öte yandan odunu da son derece değerlidir. Odununun kendine has dokusu, dayanıklılığı, parlaklığı ve ışığı yansıtma özelliği nedeniyle lüks bir kaplama malzemesi olarak kullanımı oldukça yaygındır. Bu odundan müzik aletleri (gitar), mobilya, kapı kolu hatta tüfek kabzası bile imal ediliyor...

Fakat ceviz bir yemiş olarak o kadar da masum bir meyve değil, bazı kişilerde ölümcül alerjilere neden olan bilen yemişlerden biridir aynı zamanda. Fakat diğer yandan sağlık da dağıtan bir meyvedir. Uzmanlar cevizin beyin faaliyetlerini desteklediğini, Alzheimer riskini önlediğini söylüyor. Avusturya geleneksel tıbbında ise kurutulmuş yapraklarının çayıyla şeker hastalığı belirtileri giderilmeye çalışılıyor. Ceviz hem erkek, hem de dişi çiçekleri aynı birey üzerinde bulunduran yani “tek evcikli” bir türdür. Erkek çiçeklerini önceki yılın sürgünleri üzerinde oluştururken, dişi çiçeklerini ise yeni sürgünlerin uçlarında oluşturur. Kışın yapraklarını döken ceviz, 25-35 metre kadar boy yapabiliyor ve geniş bir taç oluşturuyor. Ceviz, ayrıca bu görkemli görüntüsü nedeniyle park ve büyük bahçelerde süs ağacı olarak da yetiştiriliyor...

İngilizce’de “walnut” olarak isimlendirilen cevizin eski İngilizce’deki karşılığı da “wealhhnutu” imiş. Bu da “yabancı yemişi” anlamına geliyormuş çünkü İngiltere topraklarına cevizi Romalılar taşımışlar. Türün Orta Asya’daki ata formları yan dallarda meyve verirken, Avrupa’ya göçü sırasında bu özelliğini yitirerek uçlarda ve daha boylu ağaçlar haline gelmişler. M.S. 4. yüzyılda Büyük İskender’in İran’dan Makedonya’ya taşıdığı İran kökenli cevizler buradaki türlerle melezleşerek yine yan dallarda fakat daha iri meyve veren türleri oluşturmuşlar. Bu türler de Romalılar vasıtasıyla güney Avrupa ve kuzey Afrika’ya yayılmışlar.

Ceviz, 17. yüzyıla kadar Amerika’da tanınmıyormuş. İlk İngiliz koloniciler tarafından getirilen meyve ağaçlarının arasında ceviz de bulunuyormuş. Bugün ceviz dünyanın pek çok kıtasında ve ülkesinde yetiştiriliyor. Genel olarak kuzey yarımkürede 30. ve 50., güney yarımkürede ise 30. ve 40. enlemler arasında yetiştirilebilmektedir. Dünyanın 1 numaralı ceviz üreticisi ise Çin’dir. Türkiye bu sıralamada 4. sırada yer alıyor. Cevizin geç yapraklanan ve ilkbahar geç donlarından daha az etkilenen “Juglans regia Buccaneer” kültür çeşidi, uzun süre polen oluşturabildiği için değerli bir anaç olarak kullanılıyor...

İnsanlık tarihinde önemli bir yer edinen cevizle ilgili ilginç inanışlar da var. Örneğin Ege denizinde bir Yunan adası olan Skopelos’taki bir yerel inanışa göre, ceviz eken bir kişinin cevizin büyüyüp denizi gördüğü an öleceğine inanılırmış. Flamanların bir atasözü ise şöyledir: “Ceviz ağacı büyümüşse, onu eken kişi çoktan ölmüştür”. Bu sözle ağacın çok yavaş büyüdüğü, çok uzun ömürlü olduğu (200 yıllık örnekleri bulunuyormuş) ve geç meyve verdiği vurgulanıyormuş meğer. Sırbistan’daki bir geleneğe göre yeni yılın ilk sabahı, evin reisi eline bir ceviz alıp kırar. Eğer bu ceviz içi sağlamsa o yılın iyi geçeceğine inanılır, ama eğer büzüşmüşse o zaman aile reisi panik halinde işi gücü bırakıp dualar ederek evin etrafında koşturmaya başlarmış...

Güney İtalya’da ise cadılar her yıl aynı günde Benevento’daki asırlık bir ceviz ağacı altında toplanıp dans ederlermiş. Bu nedenledir ki cevizin tıpkı incir ağacı gibi biraz tekinsiz bir ağaç olduğuna inanılır. Cevizin altında uyuyanın mutlaka zehirleneceği söylentisi doğru olmasa da civarında başka ot bitmez, bunun da bilimsel bir açıklaması var. Cevizin dökülen yaprak ve kabukları “juglon” adı verilen doğal bir herbisit görevi görerek civardaki otların ölümüne neden oluyor. Bir de ceviz yapraklarını yiyen atların toynaklarında görülen bir tür hastalık ortaya çıkabiliyormuş. Demek ki atları da cevizlerden uzak tutmakta fayda var. Atlara alerjisi olan (!) bir insan olarak atların da bir şeye alerjisinin olduğunu öğrenmek beni mutlu etti mi? Tabi ki hayır, atlardan nefret etmediğim gibi, bitkiler kadar hayvanları da seviyorum...

Acaba bir de Hayvan Günlüğüm’e mi başlasak İbrahim Serkan... Şaka yapıyorum, rahat ol arkadaşım!

Ceviz - Juglans ragia

Çok Yıllık

Boy : 20 m

Toprak Ph : 4.5-8.2

Sulama İhtiyacı : Düzenli Sulama

Konum : Güneş Alan Konum

Çiçeklenme : Yaz başı

Üretim Yöntemi : Aşı