Kivi

Kivi (Actinidia deliciosa), kivigiller (Actinidiaceae) familyasının en tanınmış üyesi olan ve meyve veren bir sarmaşık türü. Kivi, asmayı andıran, kışın neredeyse dairesel şekilli yapraklarını döken, dayanıklı, odunsu, tırmanıcı ve sarılıcı bir bitki.

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde daha dün arka arkaya hem bir kivi, hem de bir asma bahçesi görmüş olan biri olarak şunu söyleyebilirim ki her iki bitkiyi de budandıktan sonra ayırt edebilmeniz eğer amatörseniz biraz zor gibi. Bitkinin kokulu çiçekleri yaz sonundan güz başına kadar bitki üzerinde görülebiliyor. İki evcikli bir bitki olarak erkek ve dişi bireyleri bulunduğu üzere meyve alabilmeniz için her iki cinsi de bir arada yetiştirmeniz gerekiyor. Kivinin üretimi aşı ile yapılıyor. Ayrıca yarı odun ve yaş odun çelikleriyle de bitkiyi üretmeniz mümkün. Çiçekleri arılar tarafından ya da erkek çiçeklerin polenleri toplanarak dişi çiçekler üzerine “püskürtülmesi” yoluyla tozlaştırılıyor.

Anavatanı Çin’in güneyi olan kivi aynı zamanda Çin’in “ulusal meyve”si olarak kabul ediliyor. Çin’deki dağlık bölgelerde 600-2000 metre arasında yetişen kivi türleri kültür çeşitlerine kıyasla daha iri ve şekilsizmiş ve tatları da pek o kadar iyi değilmiş. Ticari olarak üretilen kivinin tüylü meyvelerinin (ülkemizde henüz görmediysek de bazı tüysüz türleri de varmış) tadının Bektaşi üzümü (Ribes glossularia) ve çilek (Fragaria x ananassa) arasında bir tat olduğu söylenebilir. Hatta bu nedenle ona önceleri “Çin Bektaşi üzümü” denmiş ama sonradan bu iki bitki aynı aileden olmadıkları için kafa karıştırmamak adına bitkiye “kivi” adı verilmiş. Ona kivi adının verilmesinin nedeni kivinin aynı zamanda Yeni Zellanda’ya özgü kahverengi, tüylü ve küçük bir kuşun da adı olması ve meyvenin görünüşünün bu kuşu andırması. Kivi kuşları günümüzde yaşayan en büyük kuşlar olan devekuşlarının minyatür akrabaları oluyor sevgili bitki dostları. Yaş ya da kurutulmuş olarak tüketilebilen kivi C, K, E vitaminleri ve lif açısından zengin bir meyve, ayrıca içindeki siyah çekirdeklerinde de omega-3 gibi sağlıklı yağ asitleri bulunuyor. Sağlıklı beslenme ve diyet için ideal bir yiyecek olan kivinin küçük yaştaki çocuklarda zaman zaman alerjik reaksiyona yol açabildiğini de belirtelim. Ne var ki günümüzde kivi, pastadan şekere, reçelden içecek imalatına kadar pek çok gıdanın yaygın kullanılan hammaddesi konumunda. Kivi proteini parçalayan bir enzim içerdiği için sütlü tatlılarla bir arada kullanıldığında çabuk tüketilmesi gereken bir meyve. Bu nedenle kivili jölenin aslında yapay aroma ve renklendirici içeren bir tatlı olduğunu bilmemiz gerekiyor (!)...

Bitkinin “Actinidia deliciosa var. chlorocarpa” ve “Actinidia deliciosa var. deliciosa” adlı iki varyetesi ve pek çok kültür çeşidi var ama en yaygın üretileni “Hayward” çeşidi. Bu kültür çeşidi Yeni Zellanda’da 1924 yılında Hayward Wright tarafından üretilmiş. Kivinin ilk örneği, 19. yüzyıl ortalarında ilk defa İngiliz Kraliyet Bahçe Kültürleri Topluluğu tarafından Londra’ya getirilmiş. 20. yüzyıl başında Yeni Zellanda’ya getirilen kivi, 50’li yıllardan sonra ticari olarak üretilmeye başlanmış. 70’lerden sonra ise bugün dünya üretiminde Çin’den sonra 2. sırada yer alan İtalya’ya getirilmiş. Türkiye de dünya üretiminde 2014 rakamlarına göre 8. sırada yer alıyor. 2010 ve 2011 yıllarında İtalya, Fransa ve Yeni Zellanda’daki kivi üreticileri ciddi bir bakteri ve virüs saldırısı nedeniyle büyük zarar etmişler. Bu hastalık önce 80’lerde Japonya’da ortaya çıkmış, daha sonra da İtalya ve Güney Kore’ye yayılmış. O zamana dek Çin dünya kivi üretiminde ilk 10’a girmeyi dahi başaramazken bu salgından sonra ilk sıraya taşınmış ve o zamana dek ilk sırada yer alan İtalya 2. sıraya gerilemiş. Bilim adamları hastalığın genetik izlerini sürerek salgının Çin’den yayıldığını keşfetmişler (!) ama “kivi kadar ufak” bir mesele yüzünden muhtemelen kimse Çin’e hesap sormaya cesaret edememiş olmalı. Şayet sayısı belirsiz nükleer başlıklı füzeleriniz, kimyasal ve biyolojik kitle imha silahlarınız varsa “düz mantığa göre” zaten dünya üzerinde size kafa tutabilecek ruh sağlığı bozulmamış bir dünya lideri çıkmamalı. Yine de söz konusu Türkiye olunca çok da büyük konuşmamak lazım, her an Çin’e dahi kafa tutabilecek, “Eyy Çin!” diyecek bir dünya liderimiz de olabilir, neden olmasın?...

Nitekim Uygur Türkleri meselesi yüzünden Çin’le yaşanan siyasi gerginliğin üzerinden sanırım 2 yıl bile geçmedi. Rus konsolosluğu zannederek Hollanda konsolosluğunu basan, Çinli olduğunu zannederek Güney Koreli turistlere saldıran “yavrukurtlarımız”, Hollanda bayrağı zannederek Fransız bayrağını yakan, Hollanda’ya kızıp portakal bıçaklayarak stres atan “Avrupalı demokrasi nöbetçilerimiz” olduğu sürece her an her şey olabilir gibi geliyor. Tek umudumuz Çin’in “de” bizi kıskanmaması (!). Yoksa bu "ileri zeka"lar kivileri de bıçaklayabilirler her an...

Hep diyorum, söz konusu ülkemiz gibi gerçeküstücü bir coğrafya olunca her şey mümkün gibi gelmeye başlıyor bir süre sonra.

Kivi - Actinidia deliciosa

Çok Yıllık

Boy : 3.6-9 m

Toprak Ph : 6.1-7.5

Sulama İhtiyacı : Düzenli Sulama

Konum : Güneşli yada hafif gölge

Çiçeklenme : Yaz sonu - Güz başı

Üretim Yöntemi : Aşı ve çelik