Zeytin

Zeytin (Olea europaea), zeytingiller (Oleaceaea) familyasının en tanınmış üyesi. Zeytingiller çoğu kışın yaprak dökmeyen odunsu bitki, ağaç ve çalılardan oluşan, çiçekleri güzel kokulu bir aile. Bu aile içinde sizlere daha önce anlattığım dişbudak (Fraxinus), yasemin (Jasminum) ve altınçanak (Forsythia) da yer alıyor. Gümüşümsü yeşil yaprakları, önceki yılın sürgününde açan küçük ama kokulu beyaz çiçekleri ve kendine özgü biçimsiz gövdesiyle çok güzel bir ağaçtır o.

Zeytin Akdeniz mutfağının en önemli 3 temel bitkisinden biridir. Akdenizliler buğdaydan makarna, üzümden şarap, zeytinden ise çok değerli bir yağ olan zeytinyağını elde etmişlerdir. Bu yazıyla beraber Bitki Günlüğüm’de nihayet bu üçlemeyi tamamlamış oluyorum...

“Olea” adı köken olarak Yunanca’dan geliyor ve zeytinyağını ifade ediyor, “europaea” ise ağacın Avrupa kökenli olduğunu vurgulamak için konmuş, hatta pek çok dildeki “yağ” sözcüğü de zeytine verilen bu isimden türetilmiş. Aslında zeytinin kökeni Akdeniz’dir. Fosil kayıtları zeytinin bundan 20 ile 40 milyon yıl önce burada oluştuğunu gösteriyor. Zeytin doğal olarak Akdeniz havzası (bu bölgenin en önemli tarımsal ürünü zeytindir), Arap yarımadası, Güney Asya, Kanarya adaları ve Mauritus’ta yetişiyor. Yaklaşık 7000 yıl önce kültüre alınan zeytin ağacından insanlık son 5000 yıldır zeytinyağı elde ediyor. Santorini adası merkezli antik Minos uygarlığının zeytinyağı ticaretiyle uğraşarak zenginleştiği söyleniyor. Günümüzde “Olea europaea”nın hangi türden elde edildiği kesin olmamakla beraber Kuzey Afrika’ya özgü bir zeytin türü olan “Olea chrysophylla”nın kültüre alınmasıyla ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Zeytinin Amerika kıtasına taşınması da İspanyollar sayesinde olmuş. Zeytin 16. yüzyılda Güney Amerika’ya, 18. yüzyılda ise Kuzey Amerika’ya İspanyollar tarafından getirilmiş. Zeytin götürüldüğü Avustralya’da ise rahat durmamış ve orada istilacı bitki statüsüne geçerek diğer bitki türlerinin yaşamını etkileyen sevilmeyen bir ağaç haline gelmiş (!)...

2005 yılı rakamlarıyla tüm dünyadaki zeytin ağaçlarının sayısının 865 milyon civarında olduğu tahmini yapılmış...

Zeytin genellikle 15 metreden fazla boy yapmayan bir ağaç fakat İtalya’nın güneyindeki Campania yöresindeki Pisciottano türü daha iri gövdeli ve boyu diğer zeytin ağaçlarından daha uzun. Zeytinin doğal olarak 6 türü bulunuyor fakat zaman içinde çok sayıda kültür melezi elde edilmiş. Bu alt türler biçim, büyüme hızı, meyve büyüklüğü, meyve rengi ve zeytinyağı kalitesi yönünden birbirinden farklılaşıyor. Dünyada toplanan tüm zeytinlerin %90’ı yağa dönüştürülmekteyken, sadece %10’u sofralık zeytin olarak tüketiliyor. Olea europeana slyvestris” zeytinin daha küçük meyveli bir alt türü. Zeytinin kültüre alınmamış türlerinin meyveleri daha az etli oluyor. Bu yabani formlarına ise “Olea oleaster” adı veriliyor...

Zeytin kalkerli toprakları, kireçtaşı da içeren eğimli arazileri, güneşli ve sahile yakın konumu seven bir ağaç. -10 ℃ altındaki sıcaklıklarda zarar görebilen zeytin kuraklığa, yangınlara ve hastalıklara da dayanıklı bir türdür. Güçlü bir kök sistemi oluşturan zeytinin budanması da özen gerektirir, önceki yılın sürgününde vereceği tomurcuklar meyveye dönüşeceğinden bunlar budanmamalıdır. Zeytin ağaçları kendilerini tozlaştıramadıkları için ikinci bir bireyle beraber dikilmeleri gerekiyor. Zeytin çekirdekten yetiştirildiğinde aslına geri dönüyor, bu nedenle üretiminde kalem aşısı yöntemi tercih ediliyor. Zeytinyağı, sofralık zeytin, sabun ve kolonya üretiminde kullanılan zeytinler henüz yeşilken ya da mora dönüşürken hasat edilir. Eğimli bahçelerde zeytinler mecburen elle hasat edilir, bu nedenle de Yunan ve Hırvat zeytinleri tüm dünyada kusursuz kalitede sofralık zeytinler olarak kabul edilirler. Türkiye de dünyada İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan sonra en büyük 4. zeytin üreticisidir. Zeytin ayrıca odunu ve yaprakları içinde yetiştirilir, ayrıca bonsai yapımında da kullanılan ağaçlardandır. Zeytini tanımayan pek çok insan yeşil ve siyah zeytinin farklı ağaçların meyvesi olduğunu zannedebilir oysa siyah zeytin göze hoş görünmesi amacıyla zeytinin kimyasal işlemlerden geçirilmiş halidir. Birkaç sene önce bu işlem için kanserojen boyaların kullanıldığını öğrendiğimden beri siyah zeytin tüketmeyenlerdenim. Zeytinin doğal düşmanları da oldukça fazladır: zeytin beyazsineği (Dacus oleae) zeytin meyvelerine en fazla zarar veren, hasattan önce meyvelerin içine yumurtlayarak onları kullanılmaz hale getiren bu böcektir. Zeytinin bu böcek dışında mantar, tırtıl, kabuklu bit gibi düşmanları da var. Tavşan ve tarla faresi gibi kemirgenler de genç ağaçların kabuk ve köklerini kemirerek ciddi zarar verebilirler. Zeytin bol miktarda E vitamini içeren bir besindir ve tarihte mide hastalıkları içinde doğal bir ilaç olarak kullanılmıştır. Fakat zeytin astım hastaları için tehlikeli bir bitki olabilir çünkü yüksek ölçüde alerjiye sebep olabilecek bir polen üretir. Piyasada pazarlama taktiği olarak polen üretmediği ileri sürülen türler bile polen üretirler. Polen alerjisi olanlar zeytinin tadını sofrada çıkarmaya devam edebilirler...

Zeytinle ilgili ilginç inanışlara da değinelim: Zeytin bolluk, zafer ve barışın simgesidir. Zeytinyağı ise insanlık tarihi boyunca tanrılara sunulan kutsal bir sunu olarak kullanılmıştır. Antik Yunan döneminde zeytinyağı sağlık ve güzellik için vücuda ve saçlara sürülür, aydınlatma amacıyla lambalarda kullanılırmış. Zafer kazanan hükümdarların, olimpiyatlarda başarılı olan sporcuların başlarını zeytin dalları süsler. Ünlü firavun Tutankamon’un mezarından çıkan yüzlerce bitki örneğinden biri de yapraklı zeytin dallarıdır. Zeytin hem Hristiyanlık’ta hem de İslamiyet’te kutsal bir ağaç olarak görülür. Nuh peygambere tufan sonrasında suların çekildiğini müjdeleyen güvercin ağzında bir zeytin dalıyla çıkagelmiştir. Müslümanlar Ramazan’da hurma bulamadıklarında oruçlarını zeytinle açarlar, bazı müslüman ülkelerde zeytin ağacının yaprakları tütsü olarak yakılır. Müslüman bir ülke olarak son yıllardaki zeytin ağaçlarına karşı gelişen düşmanlığımız da pek çok konu gibi tartışma götürür bu durumda(!)...

Zeytinle ilgili Yunan mitolojisinde geçen bir hikaye tanrıça Athena’nın nasıl Atina kentinin koruyucu tanrısı haline geldiğini de anlatıyor. Hikayeye göre Atina Kralı Kekrops kente koruyucu bir tanrı aramak için bir yarışma başlatır. Yarışma kuralına göre hangi tanrı kente gerçekten en fazla işe yarayan bir hediye sunarsa o yarışmayı kazanacaktır. Hakem ise tanrılar tanrısı Zeus’tur. Poseidon kazanacağından emin ve gösterişli bir şekilde üç mızraklı asasını yere vurup yerden tuzlu sular fışkırtarak Atina’ya bir deniz sunar. Athena ise kendinden emin toprağı eşeleyip elindeki bir tohumu çukura bırakır sadece. Sonra da kocaman bir zeytin ağacı yükselir çukurdan. Yarışmanın tartışmasız kazananı olan Athena kentin hamisi ve kente ismini veren tanrıça olur. Bu nedenle Athena’nın sembollerinden biri kabul edilen zeytin ağacının ilk önce Atina’da hayat bulduğuna inanır antik Yunanlılar.

Zeytin gerçekten de ölümsüzlere yaraşan ölümsüz bir ağaçtır çünkü köküne kadar yanmış ya da zarara görmüş ağaçların yeniden can bulduğu defalarca görülmüştür. En yaşlı zeytin ağaçlarına İspanya ve Lübnan’da rastlanır. Bu yaşlı ağaçlar anıt ağaç statüsünde olmasına rağmen kimi zaman astronomik meblağlarla el değiştirmektedir. Fakat ne yazık ki taşınan bu ağaçların pek çoğunun gittiği yerlerde 15 yıl içine öldükleri tespit edilmiştir. Yaşlı zeytin ağaçlarının ne kadar yüksek fiyatlara alıcı bulabileceğini merak ediyorsanız size ilgili geçen yıl okuduğum Alex Dingwall-Main’in “Melek Ağacı” kitabını öneririm. Yaşanmış bir hikayeyi anlatan bu kitapta bir peyzaj mimarı olan Main, çok zengin bir müşterisine dünyanın en yaşlı zeytin ağacını bulmak için yollara düşer...

Ayrıca bu konuda İspanyol yönetmen Iciar Bollain’in 2016 yapımı “El Olivo” (Zeytin) filmini mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Filmde ise satılan yaşlı bir zeytin ağacı yüzünden hayat küsen dedesinin ağacını geri almaya çalışan cesur ve güzel yürekli Alma’nın hikayesini izleyebilirsiniz.

Zeytin - Olea europaea

Çok Yıllık

Boy : 12 m

Toprak Ph : 6.6-8.5

Sulama İhtiyacı : Düzenli Sulama

Konum : Güneş Alan Konum

Çiçeklenme : Yaz ortası

Üretim Yöntemi : Odun çeliği