Acı çiğdem

Sırada kötü şöhretli bir güzel var. Doğal hayatın içinde çiğdemle (yani Crocus türleri) sıklıkla karıştırılan bu zehirli bitki, Doğu Anadolu’da sıklıkla zehirlenme vakalarına neden oluyormuş.

Soğanlı bir bitki olan Acı Çiğdem, yani Colchicum’un 160 kadar türü bulunuyor, “sonbahar çiğdemi” ya da “kır safranı” adıyla da anılıyor. Pembe, sarı ve eflatun renkli çiçeklerini yaz sonu ile sonbahar başında açıyor. O da Vinca gibi zaman içinde kültüre alınmış bir bitki ve bahçelerde süs bitkisi olarak sıklıkla kullanılıyor.

Gölgeyi ve nemli toprakları seviyor, ama bahçeyi kullanan evcil hayvanınız ve küçük çocuklarınız varsa kesinlikle uzak durmanızı tavsiye derim çünkü bitkinin soğanından yaprağına kadar her yeri zehirli. O nedenle doğada yürürken kendisine rastlarsanız sakın toplamayın ya da çıplak elle dokunmayın.

Güzel görünen ve kokan soğanlı bitkilerin çoğunun en azından soğanının zehirli olduğunu belirtelim...

Dönelim yine acı çiğdeme. Bitkinin kötü şöhreti ayrıca psikopat bir seri katille beraber anılmasından da kaynaklanıyor. 19. yüzyılda yaşamış bir hasta bakıcı olan Catherine Wilson’ın kocasını ve sonra da baktığı yaşlı hastaları, güvenlerini kazanarak vasiyetnamelerinde yer edindikten hemen sonra, acı çiğdemle zehirlediği düşünülüyor. Wilson’ın İngiltere tarihinde halk huzurunda asılarak ( 20 Ekim 1862) öldürülen son kadın olduğunu da ilginç bir bilgi olarak ekleyelim. Belki de Wilson bu şeytani fikri Yunan mitolojisindeki ünlü karakteri cadı Medea’dan almıştı çünkü Medea da zehirli iksirlerinde bu bitkiyi kullanmaktadır.

2009 yılına kadar gut hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilacın hammaddesi olan acı çiğdemin içindeki “colchicine” adı verilen maddenin kanserli hücreleri öldürdüğü (tabi sağlıklı hücrelerden daha hızlı) de belirlenmiş ama bu konuda araştırmalar devam ediyor.