Acı Meyan

Bir Akdeniz kıyı bitkisi olan Meyan (tatlı meyan) ya da Glycyrrhiza glabra, 1 metreye kadar uzayabilen, toprağın azot seviyesini düzenleyen baklagiller ailesinden çok yıllık bir bitki.

Denize yakın kumul arazilerde yetişiyor. Bitkinin yenebilen kökü tatlandırıcı (sakkaroz yani çay şekerinden 50 kat daha tatlıdır) ve susuzluğu giderici çay veya şerbet olarak tüketilebiliyor. Meyan kökü, insanlık tarihi boyunca pek çok farklı hastalığı iyileştirmek için kullanılmasının yanı sıra tadı acı olan ilaçların tatlandırılmasında da kullanılmış. Büyük İskender’in çiğnemekten hoşlandığı bir şeymiş meyan kökü, onu da Mısırlılar öğretmiş kendisine.

Köklerinin çiğnenmesinin diş sağlığı için faydalı olduğunu söyleyenler de var bu arada ama diş sağlığı için hiç faydalı olmayan kola ve sigaranın yapımında da kullanılıyor. Bir düşünün, ta o zamanlar koskoca İskender’in bakkaldan sakız alacak hali mi vardı?...

Tutankamon’un mezarından çıkan bitkiler arasında meyan kökü de bulunuyor. Napolyon da afrodizyak olarak kullandığı meyan köküne pek düşkünmüş. Yani sözün özü arkadaşlar, krallar ve imparatorların kendisine bu kadar düşkün olduğu meyan kökünün liderlikle ilgili doğrudan bir bağlantısı bile olabilir...

Bronşite iyi geldiği için genellikle öksürük şuruplarında kullanılıyor. Bitkinin kökü yalnızca sonbaharda bitki 3 ya da 4 yaşındayken toplanıyor ve daha sonra kullanılmak üzere kurutuluyor. Oldukça lifli olan kökü aşırı tüketildiğinde ödem, kalp krizi ve yüksek tansiyona yol açabilirmiş, ama dikkat edelim. Sizde baş ağrısı ve sersemlik yaratıyorsa uzak durmanızda fayda var.

Bitkinin yapraklarından da Moğolistan’da çay yapılmaktaymış. Kökünden elde edilen özün biranın ve yangın söndürücülerin köpürmesi için kullanılması da oldukça ilginç. Eğer bahçenizde yetiştirmek isterseniz meyan tohumdan üretilebiliyor. Kendisini acı meyan (Sophora) ya da sarı meyan(Thermopsis turcica )la karıştırmamanızı hatırlatarak bitirelim..