Anason

Bitki dünyasında maydonozgiller kalabalık bir aile, yaklaşık 300 tür ve 3000 çeşidi var. Türkiye’de ise yaklaşık 100 türü ve 500 çeşidi bulunuyor. İşte bunlardan biri olan Anason (pimpinella anisum), ortalama 50-60 cm uzunluğunda bir otsu bitki.

Anavatanı Doğu Akdeniz olan anasonun maydonoz ya da dereotuna benzeyen yaprakları var. Beyaz çiçekleri bir şemsiyeyi andırır ve Haziran’dan Ağustos’a kadar bahçeleri süsler.

Bitkinin tohumları milli içeceğimiz (ki bu bazılarımız için pekala “ayran” olabilir fakat bu işe en çok Yunanlılar sevinir) rakıya tadını ve kokusunu vermektedir. Hatta içinde bulunan “anethol” maddesi suyla karıştırıldığında beyaza dönüştüğü için rakı da suyla karıştırıldığında beyaz rengini alır. Aynı madde, anasona göre daha ekonomik olan Yıldız anason (Illicium verum)’da da bulunur. Bu iki bitki akraba olmadıkları halde birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Konumuz elbette ki rakı değil ama rakı dendiğinde galiba akla ilk gelen isimlerden biridir değerli üstat Aydın Boysan. İlgi duyanlar kendisinin rakı sofrası adabı üzerine yazdıklarını mutlaka bulup okumalıdır... diyerek bitki tanıtımımızı rakı gibi fazla sulandırmadan devam ediyoruz.

Anasonun tohumları erken ilkbaharda (Şubat-Mart) toprak ısındığında hemen ekilmelidir ama kazık köklü olduğu için saksıda olmazlar. Anason çayı ilk kullanıldığı yer olan eski Mısır’da sütü gelmesi için hamilelere içirilmekteydi, daha sonra dünya tarihinde uzun yıllar ilaç ve afrodizyak olarak kullanıldı. İlginç birer bilgi olarak anasonun olta balıkçılığında balıkları çekmek için yemle birlikte kullanıldığını, hatta kedilerin kediotuna düşkün olması gibi köpeklerin de anasona düşkün olduklarını da ekleyerek bitirelim.