Ardıç

Hocamız Hakan Atıcı bize Konya Taşkent Balcılar kasabasında türünün bizdeki en yaşlı örneği olan, dev gibi ve 2300 yaşında olduğu tahmin edilen bir anıt ağaçtan söz etmişti. Sonra da aynı ağaç türünü bir de Ahmet Atalık hocamızdan ayrıntılı olarak dinledik. Bize aktarılan bilgilerin dışında kalanlar da belki ilginizi çekebilir diyerek ben de sizi üçüncü tur(!)a çıkaracağım.

Ardıç’ı hatırlamayanlar için kısaca tanıtalım, kendisi servigillerden (Cupressaceae) Juniperus cinsine ait iğne yapraklı ve oldukça dayanıklı bir ağaç türü. Kuzey yarımkürede yaygın 67 türü olduğu tahmin ediliyor. Aynı zamanda bonsai üretimi için ideal ağaçlardan biri.

Ardıç, doğada meyvalarını tüketen ve tohumlarını midesinin özsuyu ile çatlatan ardıç kuşu sayesinde yayılıyor. Bu tohumlar aynı zamanda bitkisel ilaç ve gıdalarda tatlandırıcı olarak da kullanılabiliyor. Meyvaları aynı zamanda alkollü bir içki olan cin yapımında kullanılıyor. Genellikle ağacın erkek ve dişi bireyleri var, tohumu için üretilecekse her iki cinsin de bir arada yetiştirilmesi gerekiyor.

Gymnosporium hastalığına yakalanma riski olan ardıçın aynı hastalığın görülebildiği elma ile bir arada yetiştirilmesi sorun yaratabiliyormuş. Diğer yandan kurak bölgelerde yetişen ve çift cinsiyetli (monoik) ardıç ağaçlarının polenlerinin de alerjilere ve deride döküntülere neden olabildiğini de ekleyelim.

Şaman Türkmenlerin ve Bektaşi-Alevilerin kutsal saydıkları ardıç, bu topluluklar tarafından dilek ağacı olarak kullanılıyor. Eskiden çok tanrılı İskoç ve Galya kültürlerinde de koruyucu ağaç olarak kabul edilen ardıç büyülerden ve vebadan arındırıcı tütsü olarak kullanılırmış, öyle ki bir ardıç kesenin mutlaka ertesi yıl öleceğine inanılırmış. Sümerler ve Babilliler ise zavallı ardıç ağacını tanrılara sunu olarak cayır cayır yakmışlar. Alman folklorunda ise hırsızlığa uğrayanlar ardıç ağacında yaşayan dişi bir iblisi çağırarak hırsızın eşyalarını geri vermesini sağlarlarmış. 18. yüzyılda Alman çocukları için masallar yazan Grimm Kardeşler, belki de “Ardıç Ağacı” masalını bu inanıştan esinlenerek yazmışlardır.

Merak edenler ardıç kuşunun kötü bir üvey anneden nasıl intikam aldığını merak edip masalı bulup okuyabilir. Tesadüf bu ya, kitabın bazı baskılarında bu masalın adı size az önce anlattığım “Badem ağacı” olarak yazılmış yanlışlıkla. İşte karşınızda masallara konu olan ardıç ağacı...