Aslan Pençesi

Gülgiller (Rosaceae) familyasından olup bildiğimiz güllere neredeyse hiç benzemeyen çok yıllık bir otsu yabani bitki ailesi, Aslanpençesi ya da Alchemilla'dan söz edelim...

Çoğu Avrupa ve Asya kıtasının ılıman ve kutup altı kuşağında öbekler halinde görülen, ama Amerika ve Afrika’nın dağlarında da endemik türlerine rastlanan 300 civarında üyesi olan bir aile bu. Yelpaze şekilli ve uçları dişli olan tüylü yaprakları bitkiyi soğuğa ve ıslanmaya karşı dayanıklı kılıyor, hatta dağlık bölgelerde çok daha tüylü olanlarına rastlanıyor.

Yeşilimsi sarı renkli ve taç yapraksız küçük çiçekleri öbekler halinde yaz başında açıyor. Birkaç türü yaş halde hayvan yemi olarak kullanılırken, pek azı bahçelere daha kırsal ve doğal bir hava vermek için bordür ve gül altı süs bitkisi olarak da kullanılıyor. Güneş alan ya da yarı gölge olan her tür toprakta yetişebiliyor.

Yaz sonunda çiçeklerini döktükten sonra budanarak şekil verilebiliyor. Tohumlarını kendi kendine toprağa bırakan bir bitki yani bahçenize bir defa ekmeniz yeterli oluyor...

Aslanpençesi de adamotu gibi eskiden iksir yapımında kullanılan bir bitkiymiş, yapraklarında tuttuğu çiğ taneleri kullanılıyormuş bu iş için. Bitkinin latince adı (alchemia = simyacılık) da buradan geliyor. Öte yandan Ortaçağ’da yaraları kurutmak, kanı durdurmak için de kullanılmış. İsveçlilerse iyi bir uyku uyuyabilmek için yastıklarının altına koyarlarmış aslanpençesini...