Barut Ağacı

Barut ağacı, ya da Frangula alnus, erkek akdiken adıyla da bilinen ve ortalama 5 metreye kadar ağır büyüyen çalı tipinde bir bitki türü ve olgunlaştıkça kırmızıdan morumsu siyaha dönüşen meyvaları bulunuyor.

Kültüre de alınmış olan bitkinin bahçelerde kullanılan dekoratif alt türleri de var. Kuzey yarımküreye özgü bir bitki olan barut ağacı, Türkiye’nin Kuzey Anadolu dağlık bölgelerindeki nemli ormanlarda sakallı kızılağaç, doğu kayını ve adi gürgen ile bir arada görülüyor.

Çiçeklerini Mayıs ayında açmaya başlıyor ve Ekim’den itibaren tohumlarını olgunlaştırıyor. Yarı gölge ve ıslak toprak seviyor. Soğuğa ve neme karşı da dayanıklıdır. Bu nedenle bataklık ve fundalıklarda daha sık görülür. Fakat şiddetli rüzgarlara ve kuraklığa dayanamaz.

Arıcılık için ideal bir bitkidir, kuşları ev arıları da kendisine çeker. Kabuğu, kerestesi ve meyveleri ilaç, boya, barut ve mangal kömürü yapımında kullanılır. Tohum ve çelikle üretilebilir ve kolay çimlenen bir ağaçtır.

Son olarak barut ağacıyla ilgili ortaçağdan kalma ilginç inanışlara da şöyle bir göz atalım. Eskiden cebinizde birkaç barut ağacı yaprağı taşırsanız mahkemelerde davanın sizin lehinize sonuçlanacağına inanılırmış. Ağacın bir dalını kapınızın üzerine asarsanız da güya evinize büyü etki etmezmiş. Büyünün kaynağı cadıların da sevdiği bir bitkiymiş bu barut ağacı. Onunla korunduklarına ve onun kendilerine şans getireceğine inanırlarmış. Bakalım siz de sevecek misiniz barut ağacını...