Cennet Kuşu

Cennet kuşu (Strelitzia), anavatanı Güney Afrika olan ve çiçekleri cennet kuşunu andıran egzotik bir bitki ailesi. Anavatanında ona “crane flower” (turna çiçeği) diyorlar fakat İngiltere’ye ilk getirildiği dönemden bu yana ona İngiliz kraliçesi Charlotte’un doğduğu yer olan Meckenburg-Strelitz’in adı verilerek kısaca “Strelitzia” denmiş. Biz ona “cennet kuşu çiçeği” diyoruz, bir de orijinal adı ve İngiliz kraliçesiyle olan bağlantısı düşünülerek “starliçe” gibi yarı İngilizce yarı Türkçe “Frankeştayn” bir isim de türetilmiş.

Kraliçe Charlotte, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda Amerikan koloni güçleri tarafından mağlup edilen İngiltere’nin Amerika Birleşik Devletleri’nin kurulmasına sebep olan kralı III. George’un (dedikodu yapmak gibi olmasın ama hani şu İngiltere’nin tarihe “akıl hastası” olarak geçen kralı George var ya, işte bu o George!) eşi olmasının yanı sıra amatör bir botanikçiymiş. Kraliçe’nin çiçeklere olan bu ilgisi dünyanın en kapsamlı botanik bahçesi olarak bilinen ve tüm bitki severlerin görmesi gereken Londra’daki ünlü Kew Gardens botanik bahçesinin büyütülmesini de sağlamış.

Çiçeğimize dönecek olursak, cennet kuşu çiçeğinin farklı boyutlarda olan 5 türü bulunuyor. 10 metreye kadar uzayabilen “Strelitzia nicolai” en uzun boylu türü. “Turna zambağı” adı verilen “Strelitzia reginae” ise sıcak iklimlerde yazlık bahçelerini süsleyen, aynı zamanda kesme çiçek olarak da kullanılabilen bir başka türü. Çiçekçilerin vitrinlerindeki en dikkat çekici çiçeklerden biri de budur. Yaprakları muz bitkisinin yapraklarını andıran bitkinin genellikle turuncu ve mavi renkli çiçekleri kış ve erken ilkbaharda açıyor. Bitki tohumdan yetiştirildiğinde 3-4 yıl kadar geçmeden, yani bitki yetişkinliğe ulaşmadan çiçeklerini görmeniz mümkün değil. Yavaş büyüse de oldukça dayanıklı bir bitki olduğu söyleniyor, hem iç hem de dış mekanda (tabi sadece don görülmeyen bölgelerde) süs bitkisi olarak kullanılabiliyor.

Genellikle güneş gören ya da yarı gölge yerlerde yetiştirilmesi gereken cennet kuşu çiçeği düzenli ama az su istiyor. Zengin içerikli bahçe topraklarında yetiştirdiğinizde çiçeklerini görme ihtimaliniz daha yüksek olabilir. Polenleri sadece “güneş kuşu” adı verilen bir kuş türü tarafından yayılan bu güzel bitkinin tozlaşabilmesi için bu kuşların yaşamadığı yerlerde manuel tozlaşma sağlanması gerekiyor çünkü bitkinin polenleri pek çok bitkinin polenleri gibi rüzgarda uçuşabilecek türden değiller. Bitkinin doğal ortamında yaşayan güneş kuşları nektarla beslenebilmek için çiçeğin yatay duran yaprağına konduğunda polenler kuşun ayaklarına bulaşıyor ve bir sonraki konduğu çiçeğe de böylece taşınmış oluyor.

Bitkinin tohumlarını elde etmek isterseniz, tohum keselerinin bitki üzerinde kurumaya bırakılması gerektiğini de ekleyeyim. Bitkiyi ya tohumlarından ya da rizomlarını ayırarak üretebilirsiniz. Cennet kuşu çiçeği, çiçeklerin dilinde olağanüstü güzelliği, özgürlüğü ve iyimserliği simgeliyor. Zaman içinde sözde “Melekler şehri” olan Los Angeles’ın da resmi çiçeği haline gelmiş. Bir de ilginç bir gelenek var bitkiyle ilgili. Eşler evliliklerinin 9. yılında cennet kuşu çiçeğini sadakat nişanesi olarak birbirlerine verirlermiş. 9 seneden sonra o çiçek saksıda geliyorsa “daha nice senelere”, kesme çiçek olarak geliyorsa, “yeter ama üstü kalsın” anlamı taşıyor olabilir mi?... Orasını bilemem ama yine de çiçek vermek ve almak güzeldir sevgili dostlar.