Damkoruğu

Damkoruğu (Sedum), peyzaj tasarımında doğala en yakın görünümün yakalanmaya çalışıldığı kaya bahçelerinin vazgeçilmez bitkilerinden olan yer örtücü çiçekli bir bitki ailesi. Oysa damkoruğu kaya bahçelerinden başka diğer bitkilerin yaşamayı tercih etmediği pek çok yerde karşımıza çıkabilir. Bir taş duvarın üzerinde, kaldırım taşlarının arasında, dik eğimli çatılarda, sarp uçurumlar ve kayalık alanlarda, bir şişenin veya fanusun içinde ya da yaşlı ağaçların köklerinde onlara rastlayabilirsiniz.

Damkoruğunun latince adının (sedum) karşılığı “oturmak”tır, gerçekten de bu bitkiler oturdukları yerden kolay kolay kalkmazlar. En verimsiz yerleri bile mesken edinirler kendilerine. Bu minyatür çalı görünümlü bitkiler bulabildikleri her damla suyu, gözeneklerini kapatabildikleri etli yapraklarında tutarak her tür iklim koşuluna karşı son derece dayanıklı hale gelirler. Yaşadıkları zorlu koşullara rağmen minik yıldızlara benzeyen çiçeklerini açmayı, arıları ve kelebekleri fakirhanelerinde konuk etmeyi de ihmal etmezler...

Damkorukları, benim de en sevdiğim yabani bitkiler arasındadır. Bu küçük ama azimli bitkileri (benim buralarda sıklıkla gördüklerim Sedum pallidum türüdür) gezintiye çıktığım ormandaki kayaların üzerinde de bolca görüyorum, genellikle güneş alan kayalıkları canlı bir halı gibi kaplamayı seviyorlar. Tohumdan da üretilebilen damkorukları, diğer sukkulent türü bitkiler gibi daldırma ile de çoğaltılabiliyor, tecrübeyle sabittir. Tohumdan üretmek isterseniz, tohumları ektikten sonra çok ince olması gereken kapak toprağını sakın bastırmayın ve üstten sulama yapmayın. Ekim yaptığınız saksıyı nemini çekene kadar suda bekletmeniz yeterli oluyor, damkorukları birkaç hafta içinde çimlenene kadar saksının dibini kuru tutmamanızı öneririm. Peki diyelim ki ürettiniz, damkoruğunu ne yapacaksınız?...

Doğal görünmesini istediğiniz her yere onları taşıyabilirsiniz. Bir kaya bahçeniz olmayabilir ama mutlaka güzel görünmesini isteyebileceğiniz bir bahçe duvarınız vardır. Kimileri çöp tenekelerinin kapaklarını, bahçe aletlerinin konulduğu kulübelerin çatısını, evcil hayvan kulübelerini ya da dekorasyon malzemesi olarak kullanmak istedikleri eşyaları (eski bir sandal, bir heykel ya da hurda haline gelmiş bir otomobil) damkoruğu ve diğer sukkulentler ve yer örtücülerle kaplayabiliyor, sonuç olarak da ortaya harika tasarımlar çıkıyor.

Damkoruklarının bilinen 600’e yakın türü bulunuyor ve kışın yapraklarında görülen kızıla dönen renk değişimi ile bize farklı görsellikler sunuyorlar. Kısacık boylarıyla kök sistemleri 5-10 cm.den derine inmeyen bu bitkilere budama ve bakım yapmanız da gerekmiyor...

Damkorukları, çiçeklerin dilinde “aşk, evlilik ve bereket”i simgeler, bu nedenledir ki nikah masasında da bulundurulmaları adettenmiş. Kadınlar eskiden bir damkoruğu türü olan Sedum sempervivum’u aşk büyülerinde kullanırlarmış fakat meğerse bu bitki içerdiği fitoestrojenlerle (bitkisel hormonlar) erkekleri tabiri caizse biraz “yumuşatıyormuş”(!), böylece kadınlar erkeklere istediklerini yaptırabilme gücünü ellerine geçiriyorlarmış.

Bir inanışa göre eğer bahçenizdeki damkorukları, sıcağa ya da soğuğa dayanamayıp ölürlerse (ki bana kalırsa çok zor bir ihtimal), bu durum ailenizin ve evliliğinizin başına kötü bir şeyler geleceği şeklinde yorumlanırmış. Biz yine de olumlu ve güzel şeyler düşünelim, damkorukları bize her şeye rağmen var gücümüzle dayanmayı, asla pes etmemeyi ve sürekli yeniden denemeyi hatırlatsın.