Farekulağı

Farekulağı (Anagallis arvensis), çuhaçiçeğigiller (Primulaceae) ailesinden yaz ortasında minik çiçekler açan tek yıllık bir yabani bitki. Nemli ve ağır toprakları seven farekulağına sıklıkla kırlarda, yol kenarlarında, duvar diplerinde ve kaldırım taşları arasında rastlayabilirsiniz, benim yaşadığım yerde sık gördüğüm yabani otlardan biridir.

Çocukluğumda ona “mine çiçeği” dendiğini bilirim, oysa bildiğiniz gibi mine çiçeği (Verbena) çok farklı ve daha uzun boylu bir çiçektir. Fikrimi sorarsanız, farekulağı oldukça kısa ve küçük bir bitki olduğundan, ona olsa olsa “mini” çiçeği denilebilirdi ama herhalde insanların pek sevmediği fareleri çağrıştırdığından farekulağı demekten kaçınmak adına mine çiçeği denmiş olabilir...

Anavatanı olan Akdeniz havzasından tüm dünyaya yayılan farekulağının genellikle turuncuya dönük kırmızı ya da nadiren mavi, beyaz ya da leylak renkli çiçekleri sadece güneşli havalarda kendini gösterdiğinden, yabancılar ona “fakir adamın barometresi” adını vermişler. Yağmur yağıp yağmayacağını bu küçük çiçeklere bakarak kestirmeye çalışırmış çiftçiler. Bitkinin acı tadından ötürü çiftlik hayvanları ise bu ota ağızlarını sürmezlermiş. Farekulağı zehirli bir bitki olmasına rağmen bugüne kadar eklem, göz, deri, böbrek ve sinir hastalıkları gibi pek çok hastalığın bitkisel tedavisinde kullanılmış. Hatta eskiden Almanlar onu anti depresan olarak bile kullanmışlar ve bu nedenle de ona “gauchheil” (deli iyileştiren) de demişler. Fakat Almanların ona verdikleri bir isim daha var: “wegewarte” (yol otu), bunun da tıpkı farekulağının kendisi gibi kısacık bir hikayesi var. Anlatırken bitiveren bir hikaye, o denli kısa...

Bir zamanlar, sevgilisinin gittiği uzak diyarlardan dönmesini bir yol kenarında bekleyen gözü yaşlı güzel bir kız kederinden oracıkta ölüvermiş. Sonra da işte bu minicik narin çiçekler açıvermiş kızcağızın öldüğü yerde. Birini beklermişçesine yol kenarında bitiverdiği için de adı “yol otu” olmuş.

Farekulağıyla ilgili ilginç bir inanış da şu, cebinizde biraz farekulağı taşırsanız sizi kimse kolay kolay kandıramazmış ve üzerinize yapılan büyüler işlemezmiş. Ah keşke dedikleri gibi bu bir işe yarasaydı, o vakit ayakta uyutulan bizlerin ne çok işine yarardın sevgili farekulağı..