Gelincik

Japonlar tanıtacağım bu bitkiyi insan ömrüne benzetmişler: “Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır. Yaşamıştır. Bugünü vardır. Yaşıyordur. Ama yarını belli değildir”.

Gelincik (Papaver rhoeas), gelincikgiller (Papaveraceae) familyasından göz alıcı kırmızı çiçekleri olan ve dünyanın her yerinde görülen tek yıllık bir yaban çiçeği. Genellikle tarlalarda ya da boş arazilerde yaz başlangıcıyla beraber gelincikleri görmeye başlarız.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan yaygın olan bir inanışa göre ise gelincik savaşlarda ölen adsız şehitlerin mezarlarında bitiverirmiş. Bizde de anması yapılan Anzak Günü’nün de resmi çiçeğidir gelincik. İran ve Urdu edebiyatında ise gelincik sonsuz aşkı ve aşk uğruna ölenleri sembolize edermiş...

Gelincik içerdiği bazı kimyasallar nedeniyle hafif bir yatıştırıcı olarak da kullanılabiliyor. Çiçeği, yaprakları, yağı ve tohumları yenebiliyor. Bitkinin anti kanserojen özellikleri olduğu ve yağının zeytinyağıyla eşdeğer tutulduğunu da söyleyelim. Kırmızı yapraklarından ise şurup ve gıda renklendirici boya elde ediliyor. Gelinciğin mera hayvanları için hafif ölçüde zehirli olduğu da söyleniyor. Arıları ve kelebekleri kendine çeken gelincik polenlerini bu şekilde yayıyor. Tohumdan üretilen gelinciği sadece bir defa ekmeniz yeterli, eğer bulunduğu alandaki toprağa çok fazla müdahale edilmezse gelecek yıl da bahçenizi şenlendirebilirler. Kırmızıyı sevenlere gelsin...