İngiliz Sarmaşığı

İngiliz sarmaşığı (Hedera helix), sarmaşıkgiller (Araliaceae) familyasından her dem yeşil, tırmanıcı ve sürünücü bir sarmaşık türü. Anavatanı Avrupa ve batı Asya olan bu sarmaşığın doğal olarak yetişen 3 türü varken, kültüre alınmış çok sayıda melezi bulunuyor. Onun için hem sevilen, hem de nefret edilen(!) bir sarmaşık türü desek yanlış bir şey söylemiş olmayız, nedenlerini az sonra okuyacaksınız...

Ona “duvar sarmaşığı” diyen de var, “orman sarmaşığı” diyen de, aslına bakılırsa ikisi de doğru. Orman yürüyüşlerimde de en sık rastladığım ve göze hoş görünen sarmaşık türlerinden biri kendisi. Yaşadığım bölgedeki ağaçların genellikle İngiliz sarmaşığından yapılmış yeşil giysileri de var, hatta gövdelerini görebildiğiniz tek ağaç türü eteklerinde hiçbir bitkinin yetişmesine izin vermeyen çam türleri. Eğer ormanlara yolunuz pek düşmüyorsa onu bahçe duvarlarını ya da binaların cephelerini kaplarken de görebilirsiniz. Genellikle çıplak ve soğuk görünümlü duvarlar ya da bina cepheleri göze hoş görünmesi için bu bitkiyle kaplanır. Öyle ki İngiliz sarmaşığı 20-30 metre kadar uzayabiliyor, özellikle parlak olmayan, koyu renkli ve girintili çıkıntılı yüzeyleri tercih ediyor.

Doğrudan güneş almadığı, nemli ve gölgeli alanları daha çok seviyor. Doğrudan güneş alan yerlerde güçlü tırmanma yeteneklerini kaybediyor ve kışın kurumaya meyilli oluyor. Dikey yüzeylerin bulunmadığı yerlerde ise onu yer örtücü olarak görebilirsiniz. Bina duvarlarını kapladığında ise yazın serinlik verirken, kışın da içerideki sıcaklığın korunmasına yardımcı oluyormuş. Hatta toprağın nemini alması ve sert doğa şartlarından binayı koruması nedeniyle bunu önerenler bile var fakat bu kararı verirken iyi düşünmelisiniz. Çünkü bu sarmaşığı yuva haline getiren ve evinizde görmeyi pek istemeyeceğiniz bazı canlılarla yakın ilişkiler kurma(!) şansınız da var. Örneğin farelerden ve örümceklerden korkuyorsanız birkaç kez daha düşünün. Ayrıca sonradan sarmaşıktan kurtulmaya karar verseniz bile bu çok zor olabilir. Çünkü yakından baktığınızda İngiliz sarmaşığı ahtapot vantuzlarına benzeyen küçük kökleriyle dikey yüzeylere tutunabiliyor ve kökünden kesmediğiniz sürece de ondan kurtulma şansınız pek yok gibi. Hatta Kuzey Amerika’nın batı kıyılarında, Avustralya’da ve Yeni Zellanda’da “istilacı ot statüsü”ne girdiği için yetiştirilmesi ve satışı kesinlikle yasak.

Genç ağaçların gelişimini engelledikleri ve hatta ağacın gövdesine fazladan yük bindirdikleri için devrilmesine neden oldukları da söyleniyor. Ben de ormanda bazen gövdesi hiç de kalın olmayan sarmaşıkla kaplı ağaçların devrilmiş olduklarını görüyorum. Ağaçlar devrilirken diğer sağlıklı ağaçlara da zarar verebiliyor veya onlara yaslanarak bir “domino etkisi” yaratıp devrilmelerine yol açabiliyorlar. Fakat tabi ki bir bitkinin “dur şu ağaçla bir güreş tutayım, onu bir yere devireyim” gibi bir mantığının olamayacağını düşünürseniz aslında güzel bir sarmaşık türü olan Hedera helix’ten nefret edenlerden olmamayı da başarabilirsiniz.

İngiliz sarmaşığı sonbaharda yeşilimsi sarı çiçeklerini sergilerken, kış sonuna doğru morumsu siyah meyvalarını oluşturuyor. Bu çiçekler ve meyvalar ise 70 farklı böcek türüne ve 16 farklı kuş türüne yiyeceğin az bulunduğu sonbahar ve kış döneminde besin kaynağı olduğundan aslında önemli bir bitki. Tohumları da meyvalarını yiyen kuşlar sayesinde yayılıyor.

Yazılarımı takip edenler bilirler, kronik bronşitim nedeniyle tanıttığım bitkilerin bronşite bir faydası varsa bundan da mutlaka bahsederim. Hedera helix de bu tür özellikleri olan bitkilerden biri. Eski insanlar öksürüğü kesmek ve soğuk algınlığını tedavi etmek için onun “aslında zehirli olan” yaprak ve meyvalarını çiğnerlermiş. Zehirli dediğime bakmayın, tüm ilaçlar zehirdir, önemli olan ise dozdur. Geçen kış eczanede Hedera helix’ten yapılan doğal bir öksürük şurubu bile keşfettim. Ek bir bilgi olarak, Hedera helix yaprakları havuca (Daucus carota) alerjisi olan kişilerde alerjiye yol açabiliyormuş, bunun nedeni ise havuçta da bulunan ve “falcarinol” adı verilen bir maddeymiş.

Yaz kış yemyeşil görünen yapraklarının iç mekan havasını temizleme özelliği nedeniyle saksıda süs bitkisi olarak da yetiştiriliyor ama bu muhtemelen daha çok küçük yapraklı kültür çeşitleri için geçerli. Aslına bakarsanız onların en güzel göründükleri yer orman ama uslu durdukları sürece...

Son olarak bu sarmaşık türüyle ilgili ilginç inanışlara da bir göz atalım: Antik Yunan döneminde Hedera helix, neşenin perisi Thalia’nın simgesi olarak görülür, şarap ve bağcılık tanrısı Dionysos’a ithaf edilen şenliklerde kullanılırmış. Hatta şenliklerde kullanılan “sarmaşık sarılı direk” imgesi, tarihin ilk meyhanelerinde kullanılan bir sembol halini almış çünkü aynı zamanda sarmaşığın sarhoşluğu önlediğine de inanıyormuş Yunanlılar...

Hristiyanlıktan sonra ortaya çıkan bir başka inanışa göre yeni yıl arifesinde bir kap suyun içine konulan bir sarmaşık dalı 12 gün süreyle bu suda bekletilirmiş. Eğer sarmaşık dalı tazeliğini korursa gelecek yılın iyi bir yıl olacağına inanılırmış... Ve eski bir inanışa göre ise evinizin dış cephesini bu sarmaşıkla kaplarsanız eviniz büyüden ve cadılardan korunurmuş.