Japon Gülü

Japon gülü (Hibiscus rosa-sinensis), ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından her dem yeşil, çalı türünde çiçekli bir tropik bitki. “Rosa-sinensis” aslında “Çin gülü” anlamına gelse de biz ona Japon gülü demişiz, üstelik güllerle akraba bile değilken ama yapacak bir şey yok, dilimize bu şekilde yerleşmiş. “Ağaç hatmi” ya da “Çin hatmisi” gibi isimler kullananlar da var.

Bitkimiz sıcak iklim seven bir bitki olduğundan genellikle ılıman bölgelerde dış mekanda saksıda yetiştirilip kışın sıcaklıklar 10 derecenin altına inmeden içeri alınıyormuş. Fakat sanırım soğuğa dayanıklı türleri de var çünkü ben İstanbul’da bahçelerde de görüyorum Japon güllerini. Hatta bulunduğum yere oldukça yakın bir bahçe içinde neredeyse ağaç olmuş beyaz çiçekler açan bir Japon gülü var. Kimi uzmanların iddiasına göre Japon güllerinin tek isteği bol güneş ve rüzgardan korunaklı bir yer fakat bitkimiz özellikle drenajı iyi ve hafif kireçli toprakları daha çok seviyormuş.

Tohumdan veya Temmuz-Ağustos döneminde alacağınız yarı odun çeliklerinden sera koşullarında ve ilk kışı içeride geçirmek şartıyla üretebilirsiniz. Bu arada aşı ve hava daldırmasına da uygunmuş, yani siz yeter ki çoğaltmak isteyin...

1960 yılında Malezya’nın resmi çiçeği seçilen Japon gülü’ne onlar “Bunga Raya” diyorlar, yani “festival çiçeği”. Bu kadar gösterişli çiçeklere sahip bir bitkiye de başka ne isim verilirdi ki. Çiçek aynı zamanda Hawaii adalarında, Haiti’de ve Hindistan’da da bolca bulunuyor. Genellikle kırmızı veya beyaz renklerini görmeye alıştığımız bitkinin ilginç bir de özelliği var. Genetik olarak ikiden fazla kromozom sayısına sahip olduğundan iki farklı türden elde edilecek her yeni bitki farklı karakter özellikleri taşıyor. Bu da her defasında benzersiz ve olağanüstü renkler elde edebileceğiniz anlamına geliyor. Hatta bu işi hobi olarak yapan bahçıvanlar varmış, öyle ki çiçeklerinizi görenleri bahçıvanlık becerilerinize hayran bırakmak isterseniz aklınızda bulunsun.

Japon gülünün çiçekleri ve yaprakları yenebiliyor, hatta Pasifik adalarından salatalara konuyormuş. Öte yandan Hindistan ve Endonezya’da çiçeklerinden elde edilen bir macun ayakkabı boyası olarak da kullanılıyor. Güneşin zararlı mor ötesi ışınlarından koruyucu özelliği kanıtlanan Japon gülünü saç ve cilt bakım ürünlerinin içeriğinde de görebilirsiniz. Japon gülünün çiçeklerini aynı zamanda pH ölçümü içinde kullanabileceğinizi muhtemelen şimdi duyuyorsunuz. Çiçekleri asidik bir sıvıyı içine konulduğunda kırmızıya, bazik bir solüsyonu ise yeşile dönüştürüyor. Bu arada kurutulmuş çiçekleri C vitamini deposu olduğu için bitki çayı olarak da kışın bol bol tüketebilirsiniz. Hatta Çin tıbbında sayısız hastalığa çare olarak kullanıldığını da belirteyim.

Hindular en sevdikleri tanrı olan Fil tanrı Ganesha’dan bir dilekte bulunurken onu memnun edebilmek için ona Japon gülleri sunarlarmış. Tropik ülkelerdeki kadınların saçlarını süsleyen başlıca çiçeklerden biri olan Japon gülü, çiçeklerin dilinde narin güzelliği, gençliği ve dişiliği simgeliyor.