Kimyon

Sırada pek muzip bir başka bir bitki ismi var: “Cuminum cyminum” yani Kimyon. Eğer Hünnap’ı okumadıysanız ne demek istediğimi anlamamış olabilirsiniz.(Bknz. hünnap), diyerek Kimyon’a geçelim.

Kendisi tek yıllık bir bitki, Haziran’dan itibaren çiçekleniyor ve Ağustos’tan itibaren tohuma duruyor. Kimyon tohumdan üretilebilen, gölgeyi, fazla nemli ve killi toprakları sevmeyen bir bitki. Tohumlarından yaygın kullanılan keskin kokulu bir baharat elde ediliyor. Hint mutfağının bir numaralı sosu olan körinin içinde de kullanılıyor. Hazmı kolaylaştırıcı bir etkisi var, aynı zamanda afrodizyak etki de gösterebiliyormuş(!).

Batı dünyası onu keşfetmeden çok önce kimyon pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyormuş, hatta ilginç örneklerden biri olarak akrep sokmalarında kimyon soğan suyuyla macun haline getirilerek yaralara sürülüyormuş. İşe yarayıp yaramadığını sorarsanız, anti-bakteriyel olması nedeniyle muhtemelen sadece yaranın mikro kapmamasını sağlayabiliyordur diye düşünüyorum. Nitekim bazı akreplerin zehirleri insan için öldürücü düzeyde olmayabiliyor...

Kimyon elbette herkes için cazip bir baharat olmayabilir, örneğin eski Mısırlılar ölülerini mumyalarken kullanırmış kimyonu, bizlerden diyabeti olmayanlar(buraya aman dikkat!) da köfteye, dolmaya koyuyor ... Peki siz kimyon sever misiniz?...