Kocayemiş, Çilek ağacı

Kocayemiş (Arbutus unedo), fundagiller (Ericaceae) familyasından meyveleri yenebilen, bazen ağaç, bazen de çalı formunda karşımıza çıkan güzel bir bitki. Orman yürüyüşlerimde en sık gördüğüm bitkilerdendir.

Anavatanı Akdeniz olsa da Avrupa’nın kuzeyinde bile yetişebiliyor. Hatta İrlandalılar sadece kendi ülkelerinde yetişiyor zannedip ona “İrlanda çilek ağacı” demişler. Ona, olgunlaştığında kızaran 1-2 cm. çapındaki içi çekirdekli meyvalarından ötürü “çilek ağacı” diyoruz. Bu meyvalar toplanmadığında bir yıl boyunca ağaç üzerinde kalabiliyor, çiçeği ile meyvası bir arada görülebilen bitkilerden biridir kocayemiş.

“Unedo” soyadı, insanlık tarihinin ilk doğa ansiklopedisi olan dev eser “Naturalis historia” (Doğa Tarihi) kitabının yazarı Plinius’un “unum tantum edum” (sadece bir tane yerim) sözünden alınmış. Filozofun bu sözü söylemiş olmasının iki nedeni olabileceği düşünülüyor: ya kocayemiş “bir tane daha yenemeyecek” kadar lezzetlidir, ya da tam tersi (!)...

Tadının incire benzediği söylense de açıkçası onlardan epeyce yemiş biri olarak hiç de böyle olmadığını söyleyebilirim. Bu meyvalardan bolca yiyen ayıların sarhoş olduğu söylenir ama ben henüz sarhoş olmayı becerecek kadar yiyemedim sanırım (!) Şaka bir yana kimyasal içeriği nedeniyle, tıpkı bir başka lezzetli orman meyvası olan karayemiş (Prunus laurocerasus) gibi, çiğ olarak çok fazla tüketilmesi pek tavsiye edilmiyor.

Bu güzel renkli meyvalar taze olarak yenebileceği gibi, reçel veya likör gibi çeşitli içeceklerin yapımında da kullanılabiliyor. İnsanlık tarihinde kocayemiş meyveleri açık yaraları temizlemek ve kanı durdurmak için de kullanılırmış...

Türkiye’de bütün kıyı bölgelerinde yetişen kocayemişin ülkemizde bulunan ve kendi aralarında doğal melezler oluşturan iki türü var: “Arbutus unedo” ve “Arbutus andrachne”. İki türün birkaç temel farkı var: A. unedo’nun çan şeklinde açık pembemsi çiçekleri varken, A. andrachne’nin beyaz çiçekleri bulunuyor. Bu çiçekler ise arıları ve kuşları cezbediyor, hatta arıcılıkla ilgilenenler kocayemiş çiçeklerinden elde edilen balın hafifçe acımsı olduğunu ve bu balın da makbul olduğunu söylüyorlar. A. unedo’nun yapraklarının kenarları tamamen dişli iken, A. andrachne’ninkiler düz ya da düzensiz dişlidir. A. unedo’nun çiçekleri sonbaharda meyveleriyle beraber ağaç üzerinde görülebilir oysa A. andrachne erken ilkbaharda çiçeklenir ve meyvalarını da kış aylarında olgunlaştırır. A. andrachne’nin meyvalarının da A. unedo’ya kıyasla daha “lezzetsiz” olduğu söyleniyor. Ayrıca A. andrachne’nin adı ülkemizde “sandal ağacı” ya da “Akdeniz çilek ağacı” olarak da biliniyor ve güneyde daha yaygın görülüyor. A. unedo, ülkemizde de yetiştirilmeye başlanan “Çin çilek ağacı” (Myrica rubra) ile de karıştırılabilirmiş ki bence meyvalarının renginden iki bitkiyi kolayca ayırabilirsiniz.

Dilerseniz kocayemişi saksıda ya da bahçenizde süs ağacı olarak da yetiştirebilirsiniz. Az nemli, drenajı iyi olan, pH’ı 7’den büyük olan topraklar onun için idealdir. Tohum ya da çelikle üretilebilen kocayemişin şaşırtılmayı pek sevmediği de söyleniyor. Bu arada kocayemiş sıcağa ve kuraklığa dayanabilen bir bitki olsa da onu sert rüzgarlardan mutlaka korunmalısınız...

Kocayemiş dünya tarihinde çeşitli sembollere de ilham kaynağı olmuş. Madrid kentinin kent armasında bir çilek ağacı ve onun meyvalarını yiyen bir ayı bulunmaktaymış, hatta meşhur bir de heykeli var, yolunuz düşerse görebilirsiniz. Yanı sıra İtalyan bayrağı da renklerini doğadan, yani bu Akdeniz bitkisinden almış. İtalyan bayrağındaki yeşil bitkinin yapraklarını, kırmızı meyvalarını, beyaz ise çiçeklerini simgeliyormuş... Bu sonbahar da sık sık karşılaşacağımıza eminim ama ben üstat Plinius gibi “sadece bir tane yerim” sözünü veremiyorum kendisine...