Kum Zambağı

Kum zambağı (Pancratium maritimum), nergisgiller (Amarayllidaceae) familyasından kıyı kumullarında yetişen, çok yıllık soğanlı bir bitki. “Pancratium” Latince’de hindiba anlamına geliyor, “maritimum” ise denize ait demek, yani özetle Latince adının anlamı “deniz hindibası”. Fakat yabancı dilde ona genellikle kum zambağı, aziz Nicholas zambağı veya deniz nergisi diyorlar.

Akdeniz havzasında ve Karadeniz’in güney kıyılarında yaygın olarak yetişen bitkinin ülkemizde hem Akdeniz, hem de Karadeniz’de yetişen alt türleri bulunuyor. Fakat Karadeniz kıyılarında artan yapılaşma nedeniyle türün varlığı tehlike altında. Bizdeki alt türlerin soğanlarının yurt dışına çıkarılması yasalar önünde suç olsa da bunun denetimini yapacak sağlıklı bir mekanizma işlemiyor ülkemizde ne yazık ki...

Kum zambağı, hoş kokulu beyaz çiçeklerini yaz ortasından itibaren güz başlangıcına kadar gösteriyor. Çiçeklerinin ortasında tıpkı nergislerdeki gibi bir korona bulunuyor, uzun şerit biçimli yaprakları ya kumun altında kalıyor ya da genellikle yaz sıcaklarıyla birlikte kuruyup kayboluyor. Kum zambağının hafif kokusunu rüzgarlı olmayan yaz gecelerinde daha belirgin duyabilirsiniz. Ben de yıllar önce çocukken gittiğim Mersin’in Kazanlı beldesinin deniz kıyısında bu hoş kokulu çiçeklere rastlamıştım. Karpuz bitkisiyle ilgili yazımda da bahsetmiştim, orada gördüğüm bitki (örneğin; Opuntia ficus cinsi dev kaktüsler) ve canlı türleri (örneğin; Chelonia mydas cinsi yeşil deniz kaplumbağaları) o zamana kadar hiç böyle şeyler görmemiş bir apartman çocuğu olarak beni çok etkilemişti. İşte kum zambağıyla da ilk orada karşılaştım. Her gün kumlardan, ya kum zambakları ya da yumurtadan yeni çıkmış yeşil deniz kaplumbağaları fışkırıyordu. Umarım hala böyledir...

Kum zambakları sıcağa ve soğuğa (-5 C kadar) dayanıklı bitkiler ve yeterince güneş aldıklarında bol çiçek açıyorlar. Tohum oluşturabilmesi için çapraz tozlaşma yapabilmesi, dolayısıyla “şahin güvesi” denen, kanatlarını tıpkı sinek kuşu gibi çok hızlı çırpabilen bir tür kelebeğin (Sphingidae) yardımına ihtiyacı var. Bu kelebek türüne Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde de rastlayabilirsiniz. Kum zambağının tohumları 4 yılda çiçek verecek olgunluğa ulaşıyor. Fakat soğan veya rizomlarını ayırarak da üretilebiliyor. Saksıda bakıldığında uzun ömürlü olabilmesi için toprağına birkaç ayda bir biraz tuz eklemeniz gerekiyormuş. Denizin hemen kıyısında yetişen bir bitki olduğundan bu durum sizi çok da şaşırtmamalı. Kum zambağını güzel kokusu nedeniyle iç mekan bitkisi olarak yetiştirmeye kalkışmadığınız sürece bakımının diğer soğanlı bitkilerden pek farkı yok...

Kum zambağıyla ilgili ilginç bilgilerden biri de, İncil’in Eski Ahit kısmında adı geçen “Sharon gülü”nün aslında bu bitki olabileceğinin düşünülmesi. Teologlar arasında, İncil’de bahsedilen bu kutsal çiçeğin çiğdem, lale, nergis, gül ve hatta papatya olduğunu iddia edenler bile var fakat konuyla ilgili olarak dilbilimciler de kendi savlarını ortaya atmışlar.

Kum zambağının İbranice’deki adı olan “havasselethakof” (kelime anlamı olarak “kıyı zambağı” demekmiş), Sharon düzlüklerinde yetiştiği söylenen bu gizemli bitkinin adına yani “havasselethaşaron”a çok benziyor. Dolayısıyla dilbilimciler, Eski Ahit’te yer alan (ve benim kutsal bir kitapta bu kadar erotik ve şiirsel(!) bir metnin nasıl yer aldığına şahsen pek şaşırdığım) “Süleyman’ın Ezgiler Ezgisi” bölümünde bahsedilen çiçeğin de kum zambağı olduğuna inanıyorlar.