Latin Çiçeği

Latin Çiçeği (Tropaeolum majus), latinçiçeğigiller (Tropaeolaceae) familyasından güney Amerika’ya özgü bahçecilikte sık kullanılan süs bitkisi. Güney Amerika kökenli olduğu için biz ona Latin çiçeği adını koymuşuz. İngilizce’de “nasturtium” olarak bilinen bitki aslında su teresiyle (Nasturtium officinale) ile akraba değil, Bitki Günlüğüm’deki geçmiş yazılardan birinde bu konuda bir hata yapıp düzeltmiştim. Tomurcuklarının günbatımında açılırken oluşturduğu “ışık çakması”ndan (bu göz yanılsamasına Elizabeth Linneaus Fenomeni deniyor, bunu İsveçli botanik ve zooloji uzmanı Carl Linnaeus’un kızı 19 yaşındayken keşfetmiş) da eski facebook sayfamızda söz etmiştim fakat Bitki Günlüğüm’ün çok fazla zamanımı alan(!) sosyal medya hesaplarını kapattığımda bu tür kısa bilgiler içeren bazı görseller de kaybolup gitti. Fakat şimdi eğlenceli videolar hazırlamak yerine bu kayıpları ve eksikleri gidermenin daha uygun olduğuna karar verdim. Turpla ve kabakla (hatta brokoli ve karnabaharı da bu listeye ekleyebiliriz) pek sıkı fıkı olan bu bahçe bitkisine Bitki Günlüğüm’den Notlar adlı “mini” yazı dizisinde meyva bahçelerindeki “beyaz sinek” sorunuyla ilgili olarak tuzak bitki şeklinde kullanıldığına kısaca değinmiştim, bu notlara sitenin ana sayfasındaki linkten ulaşabilirsiniz. Şimdi ondan daha detaylı söz edebiliriz...

Latin çiçeği tek yıllık otsu bir bahçe bitkisi, kendine özgü yaprak ve çiçekleriyle kolaylıkla tanıyabileceğiniz güzel bir çiçek. Kimi zaman sarı, kimi zaman turuncumsu kırmızı çiçekleriyle karşınıza çıkabilir. Latin çiçeği, acımsı yaprak ve çiçekleriyle birlikte salatası yapılarak yenebiliyor. Bu tarifi ilk deneyenler ise İnkalar olmuş. Dilerseniz kavurarak da yiyebilirsiniz. Tıpkı maydonoz gibi 100 gr.’ı 130 mg C vitamini içeren, doğal antibiyotik ve antibakteriyel özellikler taşıyan bitkinin çiçeklerini tüketmek oldukça sağlıklı. Bu sebeple bronşit ve solunum yolu hastalıkları olanlar için faydalı bir bitki olduğu söyleniyor. Olgunlaşmamış tohumları baharatlı sirke içine yatırılarak kapari benzeri bir turşu da elde edilebiliyor ya da kurutulup ezilerek biber yerine kullanılabiliyor. Nitekim 2. Dünya Savaşı’nda karabiber ithal edilemediği için bu yola başvurulmuş. Fakat hemen belirtelim, ülser ve böbrek hastalıkları olanların tüketmemesi gerekiyormuş.

Latin çiçeğinin güzel çiçeklerini yemek değil de seyretmek isterseniz, onları Temmuz ayından Eylül’e kadar görebilirsiniz. Bitkinin tohumlarını da Ağustos’tan Ekim’e kadar toplayabilir, bir sonraki sene de Nisan’da doğrudan bahçe toprağınıza ekerek kendi bahçenizde ağırlayabilirsiniz. Latin çiçeği toprak konusunda seçici değil ama nemli ve süzek topraklarda daha iyi yetişiyor. Aynı zamanda onu bahçenizde güneşli bir konuma taşımalısınız. Son olarak şu can sıkıcı beyaz sineklerle ilgili bir de “Latin çiçekli” doğal ilaç tarifi verelim: rendelenmiş beyaz sabunu içinde Latin Çiçeği yaprakları bulunan sıcak suda erittikten sonra bu sıvıyı soğutun, daha sonra da beyaz sinekleri gördüğünüz tüm bitkilerinizin yapraklarına sıkın. Latin Çiçeği tarih boyunca pek çok ünlü ismin de favorisi olmuş. Çiçeklerin dilindeki anlamı “vatanseverlik ve kahramanlık” olan bitki Amerikan Özgürlük Bildirgesi’ni kaleme alan 3. Amerikan başkanı Thomas Jefferson’ın, Fransa kralı 14. Louis’nin ve ünlü ressam Monet’nin en sevdiği çiçekmiş aynı zamanda.