Limon

Limon (Citrus x limon), turunçgiller ailesinin belki de en sevilen üyesi, her dem yeşil olan ve lezzetli meyvalar veren küçük bir ağaç türü. Limon, ağaç kavunu (Citrus medica) ile turunç (citrus aurantium) ağaçlarının doğal bir melezi. Adı Orta Doğu kökenli ve pek çok dilde de aşağı yukarı aynı.

Anavatanının neresi olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber kuzeydoğu Hindistan, Mezopotamya veya Çin olduğu düşünülüyor. Limon Avrupa’ya antik Roma döneminde güney İtalya’dan girmiş. M.S. 700’lü yıllarda İran, Irak ve Mısır’da yetiştirilmeye başlanmış. 10-12. yüzyıllar arasında tüm Arap yarımadası ve Akdeniz çevresine yayılmış. Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığında yanına limon çekirdekleri de almış ve böylece Avrupa Amerika’yı keşfederken Amerika’da limonu keşfetmiş. Tabi o zamanlar limon daha çok süs ve medikal amaçlı kullanılan bir bitkiymiş ama yakın tarihte kullanım alanları keşfedildikçe üretimi daha da yaygınlaşmış ve Amerika’nın batı kıyılarında yoğunlaşmış.

Limon yaklaşık 500 yıl önce İtalya’nın Cenova kentinde kültüre alınmış ve o zamandan günümüze dek birbirinden farklı özellikler taşıyan birçok kültür çeşidi üretilmiş. 2014 rakamlarıyla her yıl dünyada 15 milyon ton limon üretiliyor. Dünyadaki en büyük üreticileri ise sırasıyla Hindistan, Meksika ve Çin. Ülkemizdeki limon üretimi 2011 rakamlarına göre 790 bin ton iken 2014 yılında bu rakam 680 bine gerilemiş durumda. Anadolu topraklarının o dillere destan bereketi bile kaçtı, bir düşünün bakalım neden oluyor bunlar(!)...

Limonla ilgili ilginç bir bilgi de şu: İskoçyalı doktor James Lind, 18. yüzyılda askeri doktor olarak denizcilerde görülen iskorbüt hastalığını incelerken hastalığın tedavisinde limon kullanılması gerektiğini keşfetmiş. İşin en ilginç kısmı ise daha o yıllarda C vitamini henüz keşfedilmemiş ve iskorbüt hastalığının da C vitamini eksikliğinden kaynaklandığı da bilinmiyormuş.

Limon günümüzde pek çok alanda kullanılıyor. Yiyecek ve içeceklere lezzet katıyor, temizlik ve parfümeri sanayinde kullanılıyor, hatta doğal böcek ilacı olarak bile kullanılıyor. Limon suyu oksitlenmeyi önlediği için açıkta kaldığında kararan elma, kereviz, muz ve avokado gibi besinlerin renk değiştirmesini önlüyor. Limon suyunu eskiden gizli mektuplar yazarken mürekkep olarak kullanırlarmış, sadece ateşe yaklaştırıldığında ısıyla harfler kağıt üzerinde görünür hale gelirmiş.

Limon suyunun 100 gr.’ı da günlük C vitamini ihtiyacının % 64’ünü karşılıyor. Limon suyunun pH’ının 2-3 arasında olması sindirimi kolaylaştırırken bakterileri de öldürüyor. Fakat limon yemeyi sevenlere kötü bir haberim var: yüksek sitrik asit içeriği nedeniyle diş minelerinizin zarar görmesini istemiyorsanız bu alışkanlığı bir an önce bırakmanız gerekiyor...

Limon yapraklarından çay da yapılabiliyor, hatta defne yaprağı gibi et ve balık yemeklerinde kullanılabiliyor. Uçucu bir yağ olan limon yağı zor lekeleri ve kokuları çıkarmak için kullanılırken, ahşap yüzeylere parlaklık da veriyor. Hatta evde sık balık pişirenler belki bilirler, kokuyu gidermek için içi boşalmış limon kabuklarını ocağın en küçük gözünün üstüne yerleştirip en kısık ateşte yakarsanız o kötü kokuyu bir nebze olsun gidermeniz de mümkün. Hatta ellerinize sinen kötü kokuları da limon kabuğuyla ovarak giderebilirsiniz. Limon kabuğunu soyup kurutarak dolabınıza asarsanız doğal yollarla giysilerinizi güvelerden koruyabilirsiniz. Limon kokusu aromaterapide bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanılıyor. Limon solunum yolu rahatsızlıklarının da doğal ilacı. Gribal enfeksiyonlarda ilaç niyetine tüketebileceğiniz bol limonlu tavuk suyu çorbasını çok sevenlerdenim mesela. Ayrıca kışın boğaz ağrınız ve ses kısıklığınız olduğunda “limon suyu, zencefil rendesi ve balı” macun haline getirip yutarsanız pastile ihtiyaç duymazsınız.

Doğada da limon haricinde limonun kokusuna sahip çok sayıda bitki de var ama hiçbiri limonun yerini tutmuyor. Çünkü limon başka hiçbir turunçgilde bulunmayan sağlığa faydalı fitokimyasallar içeriyor. Limonla ilgili kültürel inanışlara bakalım bir de ayrıca.

Antik Yunan döneminde limon zenginliğin ve aşkın simgesiymiş. Güzel rüyalar görmek isteyenler yastıklarının içine kurumuş limon yaprakları koyarlarmış. Aşk büyülerinde ise ilk bahar sonu ile yaz başı arasında açan o güzel kokulu limon çiçekleri kullanılırmış. Siz de evinizde limon çekirdeklerinden saksıda kolaylıkla limon yetiştirebilirsiniz. Bonsai tekniğine de uygun bir ağaçtır. Annemin çekirdekten yetiştirdiği böyle minicik limonları var mesela. Fakat meyva alabilmesi için hem sabırlı olması, hem de zamanı geldiğinde bir kraliçe arı gibi limon çiçeklerini elle tozlaştırması gerekiyor.