Mürver Ağacı

Mürver ağacı, ya da “Sambucus”. 30 kadar alt türü bulunan mürver dün anlattığımız kekreyemişe benzetilen “gilaburu” ile aynı aileden geliyor. Ilıman ve sıcak iklimleri, azotlu ve killi toprakları seviyor fakat pek çok yerde onu görmek mümkün. İlkbahar sonlarında çiçek açıyor ve daha sonra siyah ya da kırmızı meyvelerini veriyor.

Mürver ağacının meyvalarından reçel, marmelat, likör ve şurup gibi pek çok farklı yiyecek ve içecek üretiliyor. Meyveleri genellikle pişirilmeden önce yenmiyor çünkü vücutta birikerek ağır ağır zehirleyen siyanür içeriyor. Bazı bitkilerdeki zehirleri pişirerek giderebiliyoruz ama bu her bitki için geçerli değil. En yaygın kullanılan türü olan Siyah mürver (Sambucus nigra)’in meyveleri çiğ olarak da tüketilebiliyormuş ama yine de fazla emin olmamak lazım...

Mürver, bol çiçek ve meyva verdiği, kuşları ve kelebekleri çektiği ve göze hoş göründüğü için süs ağacı olarak ya da çit görevi görmesi için de kullanılıyor. Solunum yolu hastalıkları, grip ve alerjilerin yanı sıra romatizma için de ilaç olarak kullanılıyor. Mürver ağacının müzisyen bir yönü de var, doğu Avrupa’da dallarından flüt benzeri yerel çalgılar yapılırmış.

Gelelim son olarak mürverle ilgili ilginç inanışlara: Mürver ağacı bazı kültürlerde kötü güçlere (özellikle cadılara) karşı koruyucu kabul edilirmiş. Siz de bir Harry Potter hayranıysanız, Hogwarts büyücülük okulunun müdürü profesör Albus Dumbledore’un asasının da mürverden yapıldığını belki anımsarsınız. Meğer ki usta yazar J.K. Rowling geleneksel inanışa uygun davranarak mürver asayı iyilerin lideri Dumbledore’a layık görmüş...

Kimi kültürlerde de mürver ağacının dalları meyveyle dolduğunda cadıları kendisine çektiğine inanılıyormuş. Diğer bir inanışa göre ağacın dallarını budamak da “Mürver Ana” adı verilen ağaç ruhunun gazabına uğramak için yeterliymiş. Lütfen annemizi budamayalım