Sagu Palmiyesi

Sagu Palmiyesi (Cycas), anavatanı Afrika ve Avrasya olan, günümüzde Ekvator civarında yetişen bir ağaç türü. Buraya dikkat, palmiye türü demedim(!)

İsmini Yunanca’daki palmiye anlamına gelen “koikas” sözcüğünden alan sagu palmiyesi aslında gerçek palmiyelerin ait olduğu “Aracaceae” familyasından değil. Yani isminde palmiye sözü geçse de, görünümü palmiye gibi olsa da o gerçek bir palmiye değil. Ait olduğu “Cycadaceae” familyasını oluşturan bilinen 113 farklı türü bulunuyor ve bu türlerden bazıları “tehlikede olan türler listesi”nde yer alıyor. En bilinen ve yaygın görülen türü ise “Kral sagu palmiyesi” olarak bilinen “Cycas revoluta”, dünyanın pek çok yerinde yetiştirilen sevilen ve değerli bir süs ağacı. Ona “yaşayan fosil” diyenler de var çünkü bu ağacın geçmişi Jura ve Kretas jeolojik dönemlerine uzanıyor.

Merak edenler için hemen belirteyim: Mabet ağacı “Gingko biloba” yeryüzünde yaşayan en eski ağaç türüdür ve sagu palmiyeleri, eğrelti otları ve çiçekli pek çok bitkinin ortaya çıkmasından çok daha önce ortaya çıkmıştır. Yine de sagu palmiyesi, sadece 2,5 milyon yıldır yeryüzünde yaşayan insanlığın “hiç karşılaşmadığı” 65 milyon yıl önce yok olmuş olan dinozorlarla bir arada yaşamış ve yaşam öyküsü hepimizden uzun bir canlı türü. Bu da onu oldukça ilginç bir bitki yapıyor elbette. Onun uzun yaşam öyküsü kendini devasa otobur dinozorlardan korumak için zehirli bir bitki olarak evrimleşmesi ya da kanatlı olmayan dinozorların nesli tükendiğinde kuzey yarımküredeki türlerinin de ortadan kalkması gibi ilginç ayrıntılar barındırıyor.

Bunları okuduktan sonra, eğer bir sagu palmiyesinin bahçenizde basit bir süs ya da meyva ağacından çok daha havalı duracağını düşündüyseniz haklı olabilirsiniz. Fakat eğer ağacın tohumlarını da görmek istiyorsanız sagu palmiyesinin dioik bir tür olduğunu da belirteyim, yani erkek ve dişi bireyleri bulunuyor. Erkek olan bitki “kozalak” oluştururken, dişisi ise “çiçek” açıyor. Oldukça yavaş büyüyen ama uzun ömürlü bir ağaç olan sagu palmiyesi 10-15 seneden önce tohum oluşturamıyor. Uzun ömürlü bir ağaç olmasına en güzel örnek, Japonya’nın güneyindeki Ryukyu Adaları’ndaki bir örneğin 1000 yaşında olduğunun tahmin edilmesi. Gövdesinin iç kısmındaki yaş odunu zehirden arındırıldığında yenebilen bir tür nişasta olan sagu elde etmek için kullanılıyor. Aslında sagu palmiyesi yaprağından tohumuna kadar tüm memeli hayvanlar için çok zehirli bir bitki. Evinizde bir sagu palmiyesi istiyorsanız, bitkilerinizi kemirmeyi seven evcil hayvanlarınızın ve meraklı çocuklarınızın erişemeyeceği bir yerde bulundurmanız şart.

Sagu adı verilen nişasta türünün elde edilmesi için ağacın kurutulan ve öğütülen yaş odunu defalarca yıkanarak bu zehir gideriliyormuş. Fakat “cycasin” adlı bu zehiri ağacın küçük hindistan cevizlerini andıran tohumlarından arındırmak imkansız olduğundan bunlar yenmiyor. Eğer bahçenize ya da evinize bir sagu palmiyesi satın almayı düşünürseniz, yaprakları koyu yeşil ve zarar görmemiş olan bir birey seçmelisiniz. Yetişkin ağaçlar size biraz(!) pahalı gelirse bonsai olarak saksıdaki cüce formlarını da satın alabilirsiniz.

Sagu palmiyeleri, Uzak Doğu’da “uzun bir ömür” ve “zenginlik” simgesiymiş. İlk örnekleri Avrupa’ya 18. yüzyılda getirilen bu ağaç türünün koleksiyoncularının da hem bu türe meraklı, hem de biraz varlıklı olması şart belki de. Doğru şekilde bakımını yapmak için ağacınızı mutlaka aydınlık ama hava akımından etkilenmeyeceği bir yerde konumlandırmaya, fazla sulamamaya ve direkt güneş altında bırakmamaya dikkat etmeniz gerekiyor. Kök çürümesini engellemek için drenajı iyi bir toprak kullanmalısınız. Kuruyan dallarını sonbaharda gövdeye en yakın yerden makasla alabilirsiniz. Yılda bir defa olmak üzere ağacın tacının izdüşümünü dikkate alarak yavaş salınımlı osmokot gübre vermeniz yeterli oluyor. Kışın ağacınızı sulamayı bırakmanız gerek, ayrıca onu çok soğuk havalar (-10 C’tan düşük ısılarda zarar görebilir) ve dondan korumak için malçlama ve çuval beziyle sarma gibi önlemler de alabilirsiniz.