Siklamen

Siklamen (Cyclamen), çuhaçiçeğigiller (Primulaceae) familyasından olup doğal olarak ormanlık alanlarda görülebilen, çok yıllık, yumrulu güzel çiçekli bir bitki. Anavatanı Akdeniz havzası ve Avrupa. Latince’de “cyclaminos” ya da Yunanca’daki “kyklos” yani “yumru, yuvarlak” anlamına gelen bir adı var. Bizde “tavşankulağı” ve “buhurumeryem” gibi isimlerle tanınıyor. Yabancılar ise ona daha güzel (!) bir isim vermişler: “domuz ekmeği”. Evet, Fransızca, İtalyanca, Hollandaca ve Japonca’da bile aynı anlama geliyor adı. Bunun nedeni yumrularının yaban domuzları tarafından yenmesi.

Ben yaşadığım bölgedeki ormanlarda “Cyclamen coum” ile karşılaşıyorum, minyatür siklamen diyebileceğim çok güzel bir bitki gerçekten de. Orman yürüyüşlerinde bazen gördüğüm fazla derin olmayan çukurlara neyin sebep olduğunu bilmiyordum önceleri, ta ki domuz ayak izlerinin neye benzediğini öğrenene kadar. Meğer domuzlar sivri ön dişleriyle toprağı kazarak siklamen gibi bitkilerin yumrularıyla besleniyorlarmış. Siklamenlerle beslenen tek canlı türü domuzlar da değil, gotik kelebek “Naenia typica” güvesinin tırtılları da siklamen yapraklarını kemirmeye bayılıyor...

Sonbaharda böbrek biçimli yapraklarını oluşturan siklamenin bahar aylarında yaprakları büyük ölçüde kuruyor, yaz döneminde ise bitki toprak altına çekilerek yıllık güzellik uykusuna dalıyor. Genellikle Şubat-Nisan döneminde açan çiçekleri genellikle pembe ve beyaz oluyor. Kültüre alınan türlerin içinde kırmızı ya da açık pembe renkli olanlar da var.

24 türü bulunan siklamenin ülkemizde endemik türleri de var. Örneğin; “C. cilicium” (Anadolu siklameni), kış aylarında açan “C. coum” ve “C. persicum” (Acem siklameni), “C. intaminatum”, “C. parvifolium” (Kar menekşesi), “C. pseudibericum” (Adana siklameni), “C. alpinum” (Dağ siklameni) ülkemize özgü siklamen türleri. Siklamenin birçok türü dona dayanıklı ama bu türler arasında “Çiçekçi siklameni” olarak da bilinen ve genellikle çiçekçilerden satın aldığınız “C. persicum” (Acem siklameni) yer almıyor. Dona dayanıklı olan türleri yani C. hederifolium, C, coum, C. cilicium ve C. purpurascens -20 /-30 gibi derecelere kadar dayanabiliyor. Bu türler maalesef doğal ortamlarından toplanarak satıldığı için de türleri yakın zamanda tehlikeye girebilir. Satın aldığınız “C. persicum”larınızı uyku dönemine girmemeleri için 20 derecenin altında bir sıcaklıkta tutmalısınız, yani iç mekan için uygun olmayabilirler.

Bahçede ya da balkonda, yarı gölge ortamlar siklamenleriniz için idealdir. Siklamen tohumla üretilebilen bir bitki ama bu tabi ki bir an önce çiçeğini görmek isteyenler için zahmetli ve uzun bir süreç...

Siklamen çiçeği ve bu çiçekten elde edilen esans, aşk acısı çeken kırık kalpleri onarmak için birebirmiş meğer. Eski bir inanışa göre ormanda yürürken siklamene basan hamile kadınlar ise düşük yaparmış. Bitkimiz cadıların kraliçesi büyücü tanrıça Hecate’nin kutsal çiçeği olursa böyle yan etkileri olması da sizi şaşırtmamalı(!). Aynı zamanda güçlü bir aşk büyüsü yapmaya da yararmış siklamen yumruları. Yumrunun kurutularak kek hamuruna karıştırılması halinde bu keki yiyen kişi kör kütük aşık olurmuş. Ben “sarhoş olmam ki” diyenlerin şarabına da biraz siklamen yumrusu tozu katıldığında benzer bir sonuç elde ediliyormuş.

Olayın bilimsel boyutunu anlatıp işin tadını kaçırmak istemezdim ama(!), bunu denemeye kalkarsanız aşık etmeyi düşündüğünüz kişiyi “ishal etme” olasılığınız daha yüksek sevgili aşk böcekleri...

Siklamen çiçeklerin dilinde “zarif ve güzel bir veda” anlamına geliyormuş. Ben de işte bu yüzden bu çiçeği anlatmayı en sona sakladım. Seneye kadar yazılarıma kısacık bir ara verip biraz da başka şeylerle meşgul olmayı istiyorum. Sizlere bu yıl tek tek 200 bitkiyi anlattım dostlar, bazılarınız bu güzellikleri ilk defa duydu, bazılarınız ise bildiklerini yeniden hatırladı ama bu güzel yolculukta hepimiz çok şey öğrendik. Epeyce zaman ve emek harcadıktan sonra ortaya arada sırada bile olsa başvurabileceğiniz güzel bir arşiv çıktı. En başından beri tüm zorluklara ve engellemelere (bu süreci yakından takip edenler iyi bilirler) göğüs gererek Bitki Günlüğüm’ü siz güzel insanlarla paylaşmaktan mutluyum. Bitki Günlüğüm eğer doğanın hayret edilesi sihirli güzelliğine dair ufacık bir farkındalık yaratabildiyse, kuruyan düşlerimize bir damla su misali hayat verebildiyse ne mutlu bana. Ve bitirmeden önce, Bitki Günlüğüm’ü ziyaret eden, yazıları okuyup beğenip ve paylaşan, yorumlarla katkı sunan, kendi grup ve sayfalarında bana yer veren, insana, emeğe, ülkesine, yaşama, doğaya ve tabi bitkilere değer veren, onları seven ve koruyan tanıdığım ya da henüz tanışamadığım herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, herkese sevgiler ve ışık saçan çiçekler gönderiyorum. Seneye yeni sezonda yepyeni bitkilerle görüşmek dileğiyle hoşçakalın.