Sümbül

Sümbül (Hyacinthus), önceleri zambakgiller (Liliaceae) familyasına dahil edilen, yakın bir tarihe kadar sümbülgiller (Hyacinthaceae) familyasının bir üyesiyken, günümüzde Scilloideae familyasını temsil eden tek tür olduğuna inanılan soğanlı bir bitki. Evet, sümbül için durum biraz karışık gibi görünüyor. Lakin bu familyanın bilinen üç üyesi olduğunu düşünenler de var: “hyacinthus litwinovii”, “hyacinthus transcaspicus” ve “hyacinthus orientalis” (yani hepimizin bildiği bahçe sümbülü).

Hyacinthus adıyla tanınan ama onunla aynı aileden olmayan pek çok bitki de var. “Üzüm sümbülü”(çiçeklerinin görünümü üzüm salkımını andırdığı için bu isim verilmiş), “müşkülüm” ya da “misk sümbülü” olarak bilinen “Muscari” de onunla aynı aileden değilmiş(!) mesela...

Salkım halindeki güzel kokulu çiçeklere sahip bu güzel bitkinin anavatanının ülkemiz ve doğu Akdeniz olduğu düşünülüyor. İran’da Nevruz kutlamalarının geleneksel çiçeği olan sümbülün Farsça’daki adı da “sonbol”muş. 2000 metreye kadara kayalık arazilerde görülebilen doğadaki yabani formu, kültüre alınan türlerdeki gibi sık ve salkım halinde çiçeklere sahip değil...

18. yüzyılda popülerleştikten sonra, Hollanda’da 2 binin üzerinde kültüre alınmış türü üretilen sümbül pek çok rengi bulunan ve çok sevilen bir süs bitkisi. Parfüm endüstrisinde de kullanılan sümbülün 6000 kilosundan sadece 1 litre sümbül yağı esansı üretilebiliyormuş. Ayrıca mavi sümbüllerden boya da elde edilebilmekteymiş. Dış mekanda bordür olarak, gruplar halinde ya da kaya bahçelerinde kullanılabilen sümbülü evinizde de yetiştirebilirsiniz. Tabi polene alerjiniz yoksa (!)...

Soğanlarını Ekim ayı gibi 7 cm derinlikte ekmeniz gerekiyor fakat eldiven kullanmayı unutmayın çünkü pek çok soğanlı bitki gibi sümbülün de soğanları zehirlidir. Sümbül eğer ona iyi bakarsanız Nisan ve Mayıs gibi size hoş kokulu çiçekleriyle teşekkür edecektir. Sümbülünüzü zengin içerikli ve hafif kumlu bahçe toprağına ekerek, yarı gölgede bulundurarak ve düzenli sulayarak bakımını yapmalısınız.

Soğanlarının bir sonraki sene çiçek oluşturabilmesi için ise sıcak tutmanıza ihtiyaç var, hava sıcaklıklarının - 5 derece altına düştüğü bölgelerde her yıl yeniden sümbül soğanı satın almanız gerekebilirmiş.

Sümbülün mitolojik hikayesi ise şöyle: Güneş tanrısı Apollon ile dostluk kuran Isparta Kralı’nın oğlu Hyakinthos, günlerden bir gün onunla disk atma yarışına girişir. Bu iki yakışıklı ve güçlü delikanlı da disk atmak konusunda oldukça başarılıdır fakat yarışmayı kaybetmenin bir tanrıya yakışmayacağını düşünen Apollon oyunu kazanmakta kararlıdır. Sonunda Apollon onu öyle bir güçle savurur ki, disk onu havada yakalayıp arkadaşını kendine hayran bırakacağını düşünen Hyakinthos’un kafasına isabet eder ve oracıkta düşüp ölür. Apollon dostunu ölüm tanrısı Hades’e teslim etmek yerine, onu bir çiçeğe dönüştürerek ölümsüzleştirir. İşte bu nedenle de sümbül yeniden doğuşu ve ilkbaharın dönüşünü simgeler...

Apollon altı üstü bir yarışmayı kazanma hırsı uğruna en sevdiği ve onu en çok seven arkadaşından olmuş. Bu hikaye hepimizin hayatımızın bir döneminde tecrübe ettiği bir durum olabilir, hırslarınızın sizi ele geçirmesine izin verdiğinizde eninde sonunda ama mutlaka yalnız kalırsınız. Hayat o kadar kısa ve dostluk o kadar değerli ki, her ikisi de yitirildiğinde bir daha geri gelmiyor.