Üvez

Akçaağaç yapraklı Üvez (Sorbus torminalis), gülgiller (Rosaceae) familyasından Avrupa’ya ve Kafkaslara özgü kısa boylu bir üvez türü. Ormandan getirdiğim yaprak örneklerini bahçıvanlık kursumuz devam ettiği sırada sınıf arkadaşım İbrahim Serkan ile beraber teşhis etmeye çalışırken, önceleri ne olduğuna karar veremediğimiz bir yaprak olmuştu, meğer o akçağaç yapraklı üvezmiş. Hatta türün Kafkaslara özgü olan alt türü “S. torminalis var. caucasica” olma ihtimali yüksek, caucasica’nın torminalis’ten farkı yaprak loblarının daha sığ olması. Daha sonra orman gezilerimden birinde artık ağacı tanıdığım için koyu kahverengi meyvalarının tadına da bakmıştım. Bu meyvalardan marmelat da yapılıyormuş ama ben hiç görmedim. Meyveler kalın bağırsak sancılarının giderilmesi için doğal bir ilaçmış hatta bitkinin Latince adındaki “torminalis”, sancıya iyi gelen anlamına gelmekteymiş.

İlkbaharda beyaz hermafrodit çiçekler açan bu ağaca genellikle benim de rastladığım üzere meşe ormanlarında rastlanıyor. Derin ve verimli toprakları ve güneşli konumu seven bu ağaç pek çok toprak tipine de uyum sağlayabiliyor. Ağaç genellikle dip sürgünleriyle çoğlatılabiliyor. Çok değerli olan odunu mobilyacılıkta kullanılan akçaağaç yapraklı üvez, daha çok dekoratif kaplamalar için tercih ediliyor. Gelelim üvezle ilgili batıl inanışlar...

Pagan bir inanışa göre üvez dallarının asıldığı evler, vampir ya da kurt adam gibi kötü yaratıklardan ve büyülerden korurmuş. Zaman içinde bu Hristiyanlıkta duvara asılan haçların üvez ağacından yapılması geleneğini doğurmuş. Üveze “ yolcu ağacı” da diyen Avrupalılar, yolcuların yollarını bulmasını sağladığına inandıkları için ona bu adı vermişler. İngilizler ise Şeytan’ın anasını bu ağaca astığını söylermiş. Druidler üvezin bu dünya ile sonraki arasında bir geçiş kapısı olduğuna inandıklarından önemli yerlerin girişine bu ağaçlardan dikerlermiş. İskandinav mitolojisinde üvezin Thor’un eşi olan tanrıça Sif’in ağacı olduğuna inanılırmış çünkü Sif üvez ağacına dönüşerek Thor’un kendisine tutunmasını ve bir felaketten kurtulmasını sağlamış. Tıpkı çobanpüskülü için olduğu gibi üvezin de sonbaharda bol meyva vermesi kışın çok kar yağacağına işaret edermiş. Finlandiya’da bir inanışa göre ise üvez çok fazla çiçek açarsa, o yıl “patates ve düğün çok olacak” denirmiş, ağacın dalında hiç meyva kalmadığında artık kış başlamış sayılırmış. İsveç’te ise üvez ağacı solup rengini yititirse o sene soğuk mevsimlerde çok hastalık görüleceğine inanılırmış.