Vanilya

Aromatik bir bitki olan Vanilya (Vanilla), yaklaşık 110 türden oluşan bir orkide ailesidir. Dürüst olmam gerekirse vanilya benim pek sevmediğim bir kokudur, biraz boğucu gelir bana ama seveni de bir hayli sever kendisini. Örneğin Fransızlar vanilyaya adeta tapar. Özellikle mutfak konusundaki becerisi normalin üstünde olan mutfak gurmeleri, vanilya ile vanilin arasındaki farkı çok iyi bilir, yaptıkları şaheserlere(!) asla biz sıradan insanlar(!) gibi vanilin koymazlar, gerekirse kendi vanilya özlerini evde kendileri hazırlayacakları özel tarifleri bilirler.

Vanilin, yani marketlerde satılan vanilya kokulu tozun aslında tamamen sentetik bir ürün olup vanilyayla uzaktan yakından alakası olmadığını geçen yıl öğrendim ben de. Kağıt üretiminin bir yan ürünü olan bu sentetik materyalin tadı da kokusu da vanilyanınkiyle mukayese edilemezmiş, doğrudur.

Bir kere gerçek vanilya çubukları zaten vanilinle kıyaslanmayacak ölçüde pahalıdır, muhtemelen birçoğumuz vanilyanın aslıyla değil de çakmasıyla tanışmış olabiliriz. Efendim bu tatlı, pasta konularını burada kesip, gerekirse bunu tartışmayı işin erbabı hanımlara bırakarak ben izninizle vanilya bitki ailesine geçeyim...

Vanilya ailesinin en bilinen üyesi haliyle ticari bir değer olan vanilya özünün elde edildiği vanilla planifolia’dır. Meksika kökenli bu bitki, öncelikle orta ve güney Amerika’da ve Karayipler’de yetişir. Fransızlar, bu bitkide bir gelecek gördükleri an Amerika’yı ilk keşfeden İspanyolların elinden alıp baş tacı etmişler. Polinezya gibi uzak sömürgeliklerine kadar taşımışlar. Türkiye’de de sera ortamında yetişebilen bir bitkiymiş ve hatta dünya üretiminde ilk 10’da yer alıyormuşuz. Nitekim vanilya sıcak, nemli ve tropik bir iklimi sever. Çelikle üretilir. Meyve verebilmesi için de çiçeklerinin manuel olarak tozlaşması sağlanmalıdır. Yalnızca 3 metreye ulaşan olgun bitkiler meyva verebilir. Yani üretimi de zahmetlidir. Vanilyanın meyvası ise fasulye gibi içinde tohumlarını barındıran bir kapsüldür, bunlar toplanıp kurutularak içinden vanilya özütü çıkarılır.

Gelelim vanilyanın büyülü hikayesine. Meksika’da yaşayan ve ilk vanilya üreticileri olan Meksikalı kabile Totonac’ların inanışına göre prenses Xanat, kral babasının ikazlarını dinlemeyip sıradan bir ölümlüye gönlünü kaptırır ve genç aşıklar çareyi ormana kaçmakta bulur. Eh tabi nereye kaçsın zavallılar, o zamanlar Avrupa henüz Amerika’yı keşfetmemiş, Paris’te hısım, akraba ve paparazzilerden uzak bir nikah kıyma şansları yok, el mecbur orman yoluna sapmış bizim kadersizler. Fakat ne yazık ki kralın askerleri onları sonunda yakalar ve kafalarını oracıkta uçuruverir. İşte vanilya orkidesi iki aşığın akan kanlarının damladığı topraktan böylece filizlenmişler. Evet sizi vanilya orkidesinin güzelliğiyle baş başa bırakıyor, daha uzatmadan burada noktalıyorum.