Vasabi

Zehir değil ama “zehir gibi acı bir bitki” var sırada. Kendisi Japonya’dan konuğumuz, Vasabi ya da Wasabia japonica. Seracılık yapmayı düşünenler bu bitkiye “özel ilgi” gösterebilirler.

Vasabi, turpgiller familyasından gelen, son derece acı olan kökü ve yaprakları, yemeklerde baharat olarak kullanılan bir bitki. Doğal olarak nehir yataklarında yetişiyor. Tohum ve kökten üretilebiliyor. Doğal ortamda hasadı oldukça zor ve belirli bölgelerle sınırlı olduğu için pahalı bir baharat ve haliyle taklidi de üretiliyormuş, bilginize.

Gerçek vasabinin sadece toptan alımda fiyatı, kilosu 200 dolar civarında olunca uyanık İngilizler ve Kanadalılar bitkiyi sera ortamında üretmeye başlamış. Bitki, yatırımcılar için gerçekten de bir altın madeni. Vasabinin yiyecek sektöründe en çok kullanılan iki alt türü “Drauma” ve “Mazuma” imiş fakat pek çok başka alt türü de mevcutmuş.

Japonlar vasabiyi suşi hazırlarken kullanıyor, hatta ilginç bir dipnot olarak, geleneksel Japon mutfağında vasabiyi rendelemek için köpekbalığı derisini rende olarak kullanıyorlarmış. Köpekbalıklarının derisinin mikro düzeyde pulsu yapısından bu şekilde faydalanmak da oldukça ilginç ama bir ada ülke ve deniz ürünlerine bağımlı olan Japonya için çok da şaşırtıcı değil...

Vasabi yenildiğinde acısı bildiğimiz acı biber gibi dilde değil, hardal gibi burun ve solunum yollarında hissediliyormuş. Yüksek miktarda tüketildiğinde acıdan adeta nefesiniz kesilebilirmiş. Üzerine bir şeyler içildiğinde o yanma hissi çabucak kayboluyormuş. Onu bilmem de Edirne’nin kuru acı biberini iyi bilirim(!), üst üste üç bardak su içtiğinizde bile dilinizdeki yanma hissi kaybolmaz... Yediğiniz en acı yiyecek neydi bizimle paylaşmak ister misiniz?...