Siyah Yılankökü

Kurs arkadaşlarımızın bugün bizlere tanıttığı yılan kabağı (Trichosanthes cucumerina) ve yılan yastığı (Arum Maculatum) ‘dan sonra ben de size daha çok kadınların ilgisini çekecek bir “yılanlı” bitkiden bahsedeceğim.

Siyah yılankökü adıyla tanınan (Cimicifuga racemosa) düğünçiçeğigiller familyasından Kuzey Amerikalı bir yaban otu. Siz ismine çok aldanmayın, kendisi bembeyaz çiçeklerini ilkbahar sonu ve yaz başında açıyor. Killi ve nemli toprakları seviyor. Bitkinin “atropurpurea” alt türü özellikle bahçecilikte kullanılıyor, hem ödüllü hem de popüler bir bahçe çiçeği olmuş.

Kızılderili kadınları, siyah yılankökünü pek çok kadın hastalığının tedavisinde kullanıyormuş. Tıbbi araştırmalar bitkiden yapılan ilacın menopoz belirtilerinin giderilmesinde etkili olduğunu ortaya koymuştur. Son araştırmalarla bitkinin kemik erimesini de önlediği keşfedilmiş. Öte yandan bitkinin kanserojen olduğundan şüphe edilmesi üzerine şöyle bir gerçek daha ortaya çıkmış. Bitkiden elde edilen ilaç göğüs kanseri geçmişi bulunan hastalarda metastaz riski oluşabiliyormuş. Bitkinin doğadan toplanırken zehirli olan alt türleriyle karıştırılması bunun nedeni olarak gösterilse de bu konuda net bir sonuca ulaşılmış değil.

Kullandığımız pek çok ilacın vücudumuzda belli bir yeri iyileştirirken başka bir yerlere (böbrekler ve karaciğer başta olmak üzere) de zarar verme ihtimali var. “Ama ben bitkisel ürün kullanıyorum, bir şey olmaz ki”, diye düşünmeyin. Sentetik ya da bitkisel, ilaç dediğimiz şey aslında vücudumuza yabancı bir zehirdir. Bitkisel ürünlere gözü kapalı rağbet edenleri de bu vesileyle uyarmış olalım ve bahçelerin bu popüler süs bitkisini hep birlikte görelim...