Yulaf

Yulaf (Avena sativa), buğdaygiller (Poaceae) familyasının tek yıllık bir üyesi. Onun da anavatanı yine bizim topraklar. Yulaf serin ama bol güneş alan, nemli, asitli ve ağır toprakları (özellikle silt ve killi) seven dayanıklı bir bitki. Yulafın en zayıf noktası ise gölge, yani gölgede büyüyemiyor.

Yulaf çoğunlukla erken ilkbaharda ekiliyor ve üzerine hafif bir örtü toprağı atılıyor. İki hafta içinde çimlenen, Haziran ve Temmuz aylarından çiçeklenen yulaf, tohumlarını Ağustos’tan itibaren olgunlaştırıyor. Sıcak ve kurak iklimlerde tohumları tamamen kurumadan hasat edilmesi gerekiyor yoksa tamamen kuruduğunda üzerinde toplayacak tohum bulamayabilirsiniz. Toplanan tohumlar bozulmadan birkaç yıl boyunca saklanabiliyor. Bu tohumlar genellikle pişirilerek besin maddesi olarak kullanılabildiği gibi bunlardan margarin (ve hatta günümüzde biodizel) de elde ediliyor...

Yulafın, tohumları değişik renklerde olan pek çok farklı türü bulunuyor. Farklı iklim ve coğrafyalara adapte edilmiş yaygın olarak üretilen yulaf türleri, tarla zararlı otları kabul edilen yabani beyaz yulaf (Avena fatua) ve yabani kızıl yulafın (Avena sterilis) kültüre alınması ile elde edilmiş. Fakat kültüre alındıktan sonra yulaf içerdiği protein miktarının yüzde 10’unu kaybetmiş...

İlginç bir bilgi olarak, yulaf tarımı, yakınlarındaki kayısı ağaçlarının gelişimini engelliyormuş. Yani mesela kayısı üretimi yapacaksanız etrafınızda geniş ölçekli yulaf tarımı yapılmamasına dikkat etmeniz gerekiyor. Yulafta küçük ölçekli tarımın en büyük dezavantajı ise kuşların toplayacak mahsul bırakmamasıymış, o nedenle yulaf tarımı genelde pek de küçük ölçekli yapılmıyor diyebiliriz. Hatta yulafın, arpa ve çavdardan daha fazla yetiştirildiği biliniyor. En çok üretildiği ülkelerin başında Amerika ve Rusya geliyor, ülkemizde ise Marmara, Ege ve İç Anadolu’da üretilen yulafın yıllık üretim miktarı 350 bin ton civarında... Peki yulaf başka ne işe yarar?...

Yulaf öncelikle hayvan yemi olarak kullanılıyor. Diyet yapanların çok iyi bildiği, tok tutan ve mide dostu olan yulaf ezmesi ve bisküvilerinin yanısıra, yulaf filizleri salatalarda da kullanılabiliyor fakat yulaf unu içerdiği gluten miktarının azlığı ve hamurunun kabarmaması nedeniyle ekmek yapımı için uygun bir malzeme değil. Viski yapımında kullanılan temel malzemeyi yulaf oluşturuyor...

Yulaf sağlığa oldukça faydalı bir tahıl, özellikle kandaki kolesterol seviyelerini düşürdüğü, antidepresan özellik gösterdiği, vücut direncini ve enerjisini artırdığı biliniyor. Tohumunun tümör oluşumu engelleyen b-sitosterol içerdiği, tohumlarının kaynatıldığı suyun ve hazırlanan lapasının, kaşıntı ve egzama gibi cilt sorunlarına iyi geldiği söyleniyor. Yine de peptik ülser gibi mide asidi sorunu olan kişilere yulaf yemesi pek tavsiye edilmiyor. Bu arada belki de kolay yetiştirilen, pek çok bitki hastalığına (pas, rastık ve yaprak lekesi dışında) dayanıklı olduğundan bitkisel tedavilerde yaygın olarak kullanılan yulafın esrar ve sigara bağımlılığını tedavi ettiği ya da cinsel stresi azalttığı gibi şeyler duyarsanız sakın inanmayın, bu iddialar bilimsel deneylerle çürütülmüş...

Tohumları dışında yulaf sapının ve kabuklarının da farklı kullanım alanları var. Örneğin; yulaf sapları malç, kağıt, yapı malzemesi ve döşeme yapımında kullanılırken, yulaf tohumunun kabuklarından pek çok plastik ürünün üretiminde kullanılan özel bir kimyasal da elde ediliyormuş. Hatta bu kabuklardan elde edilen söz konusu kimyasalı kozmetik olarak da kullanmanız mümkün. Sıcak su dolu küvetinizin içine bir avuç yulaf tohumu atarsanız, cildinizin banyodan sonra yumuşacık olmasını sağlayabilirmişsiniz... Denemesi size kalmış.