Zambak

Zambak (Lilium), zambakgiller (Liliaceae) familyasının Lilium sınıfını oluşturan, 110 civarında türü bulunan soğanlı bitki ailesi. Bitkinin Latince ismi Yunanca’da “ak zambak” için kullanılan “leirion” sözcüğünden türetilmiş. Ak zambak (Lilium Candidum) en tanınmış zambak türlerinden biri olduğundan bu isim seçilmiş.

Adında “zambak” sözcüğü bulunan ama aslında zambak “olmayan” bitkiler de var. Örneğin; bizim nilüfer olarak adlandırdığımız su bitkisine yabancı dilde “su zambağı” diyorlar. Oysa zambakların sadece birkaç türü sulak ya da bataklık arazide yaşayabilir (genellikle soğanlı bitkilerin çoğu için de bu geçerlidir). Bazı zambak türleri ise “epifit” yani başka bir bitkilere (genellikle ağaçlar) üzerine tutunarak yaşıyor. Epifit, parazit anlamına gelmiyor çünkü epifit bitkiler üzerinde bulundukları bitkiyi sömürmüyor ya da ona zarar vermiyorlar, sadece ondan destek alıyorlar.

Zambak türlerinin doğal formlarının birçoğu kuzey yarımkürede ormanlık arazilerde, dağ çayırlarında ve kırlarda görülüyor. Fakat kültüre alınan çok sayıda melez türü de var. Bunlar çiçeklerinin duruşuna, şekline, kokulu olup olmamalarına vb. göre sınıflandırılmış. Örneğin “trompet zambakları” olarak adlandırılan melez türler gece koku yayan türleri içerirken “oryantal zambaklar” olarak adlandırılan melez türler ise hem kokulu hem de iri çiçekli türleri kapsıyor.

Zambak, bahar sonu ve yaz boyunca açtığı gösterişli ve genellikle kokulu olan çiçekleri nedeniyle hem kesme çiçek (bu özellikle Doğu zambağı olarak bilinen “Lilium longifolium” türü için geçerli) hem de bahçe bitkisi olarak kullanılıyor. Drenajı iyi olan, kireçsiz ve orta asit düzeyindeki toprakları seviyorlar. Zambak soğanını güneşli ya da yarı gölge bir konumda, soğanının 2,5 katı derinliğe ekmeniz gerekiyor. Bu kural sadece ak zambak için “geçerli değil”(!). Ak zambakları yüzeye dikmeniz gerekiyor. Zararlısı biraz fazla olan zambakların üretimi, bakımı ve soğanlarının saklanması türüne göre biraz karmaşık ve zahmetli olabilir ama hepsi de gerçekten çok güzel çiçekler.

Zambağınızı en kolay çoğaltma yöntemi ise oluşturduğu minik soğanları kullanmak olabilir, tohumdan üretmeniz zor ve zaman alıcı. Zambak türleriyle ilgili önemli bir bilgi ise evcil hayvanlarınız için zehirli olmaları. Eğer bitkilerinizi kemirmeye fazla meraklı kedi ve köpekleriniz varsa bu bitkiyi evinize sokmamalısınız. Çünkü ev hayvanlarının bitkinin yere dökülen polenlerini (gerçekten de çok polen saçan bir bitki) yalamaları bile zehirlenmeleri ve böbreklerinin ciddi ölçüde hasar görmesi için yeterli oluyormuş. Tam aksine bazı zambak türleri ise Uzak Doğu (Çin, Japon, Tavyan ve Güney Kore) mutfağında gıda ya da baharat olarak kullanılabiliyor.

Gelelim zambakla ilgili inanışlara. Zambak eskiden olduğu gibi günümüzde de saflık ve masumiyetin sembolüdür. Yunan mitolojisinde Zeus’un eşi ana tanrıça Hera’nın simgesi olan zambağın tanrıçanın göğüslerinden damlayan sütten doğduğu söyleniyor. Bu doğuş hikayesinin başka versiyonları da var, mesela cennetten kovulan Havva ananın döktüğü gözyaşlarından türediği de anlatılmış. Zaman içinde zambak Hristiyanlıkta Meryem Ana’nın sembolü haline gelmiş. Bu üç hikayede de ortak olan tema dikkatinizi çekmiş olmalı, üçü de anne olan üç ayrı kadının sembolü olmuş zambak...

Zambakla ilgili mitolojik hikayelerden biri ise zambağın güzelliğini kıskanan Afrodit’ten bahsediyor. Güya Afrodit dalgaların ak köpüğünden doğar doğmaz gözleri kendisi gibi bembeyaz ve ışıltılı bir güzellik olan zambağa takılmış. Kadınlardaki bu huy galiba mitolojik zamanlardan bu yana pek değişmemiş olmalı ki, kadınlar girdikleri her ortamda ilk önce rakiplerini mimleyip sonra da kazacakları kuyunun derinliğini hesap ederler... İşte tanrıça Afrodit de zambağın bu güzelliğini kendine rakip olarak gördüğünden moda stili programlarındaki jüri üyeleri gibi “tamam anladık çok güzelsin hayatım da ama ne bileyim işte, sende benim asabımı bozan bir eksiklik var sanki...” deyip bitkinin tam ortasına kocaman bir pistil (çiçeklerde dişi organ) yerleştirerek çiçeğin kusursuzluğuna leke sürüvermiş...

Zambak Fransa’da asaletin ve Fransız soyunun da simgesidir (Fleur de lis). Zambak, aynı zamanda kuşkusuz ki “ölümün çiçeği”dir de çünkü her insan doğduğu andaki o saflık ve masumiyete ancak öldüğünde yeniden kavuşacaktır...