Zufa otu

Zufa otu (Hyssopus officinalis), ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından Güney Avrupa, Orta Doğu ve Hazar kıyılarında yetişen otsu çiçekli bir bitki türü. Bir ara turpla pek iyi geçinemediğine size turbu anlatırken değinmiştim. Lakin kendisi beyaz sinekleri çektiğinden tüm turpgillerden (Brassicaceae) uzak tutmakta fayda var. Özellikle bahçesinde ona yer vermek isteyenler bilsin: zufa otunun asma ile ise iyi geçindiği söyleniyor. Zufa otu oksürük önleyici ve antiseptik özelliklerinden ötürü tıbbi bir bitki olarak uzun yıllardır kullanılıyor. Yarım metre kadar uzayabilen bu çalı türüne siz de kayalık, kireçli ya da kumlu topraklarda ve kurak yamaçlarda rastlayabilirsiniz. Kuraklığa son derece dayanıklı olan bu bitki güneş altında ve yüksek sıcaklıklarda büyümeyi seviyor. Pembe, mavimsi mor ve nadiren beyaz kokulu çiçekleriyle Haziran’dan Eylül sonuna kadar kelebek ve arıları kendine çeken, arıcılıkta koyu ve aromatik bir bal elde etmek için de kullanılan zufa otu, İngilizce’de “hyssop” olarak adlandırılıyor. Sıklıkla bir dağ kekiği türü olan ve incilde adı geçtiği için adına “bible hyssop” denilen zahter (Origanum syriacum) ile karıştırılıyormuş. Ben de kendi tecrübelerimden yola çıkarak diyebilirim ki zahterin taze salatasının tadı, tanen içeren acımtrak yapraklarına rağmen oldukça lezzetlidir. Hatta güney doğu Anadoluda çayı da yapılır ve yemek üzerine sindirim sistemini harekete geçirdiği için bardak bardak içilir. İncil’de cüzzamlıları tedavi ettiği ve yaralarını arındırdığı söylenen ot aslında zufa otu değil de zahtermiş. Aslında zahter özellikle zufaotu ve sumak yapraklarından elde edilen bir karışıma da deniyor ve bu Orta Doğu mutfağında sevilen bir baharat olarak kulanılıyor.

Zuga otuna dönecek olurasak, onun arındırıcılığından Mısır’daki rahipler de faydalanmışlar, onu günlük yiyecekleriyle birlikte tüketerek yediklerini arındırdıklarına inanıyorlarmış. Zufa otu adaçayı ile nane karışımı bir tada sahip. Zufa otunun uçucu aromatik yağı antiseptik nitelikler gösterdiği için merkezi sinir sistemini etkileyip epileptik rekasiyonlara neden olabiliyormuş. O nedenle doğru tanımlanarak bilinçli kullanılmasında fayda var. Ballıbabagiller ise o kadar geniş bir aile ki, onları doğru tanımlayabilmek ise başlı başına bir uzmanlık gerektiriyor. Aslında bu tüm bitki aileleri için de geçerli. Birçok botanik uzmanı da bu nedenle bitki ailelerinden sadece birinde uzmanlaşıyor. Zufa otunu tohumdan da kolaylıkla yetiştirebilirsiniz, tek yapmanız gereken tohumlarını Ağutos ve Ekim ayları arasında toplamak ve gelecek baharda sera ortamında çimlendirip yazın da nihai konumlarına taşımak.