Ceset Çiçeği
(Rafflesia)
Güneydoğu Asya’dan, botanik dünyasının en tuhaf üyelerinden biri var sırada: Rafflesia. Yaklaşık 30 türü bulunan bu bitki ailesi, dünyanın en büyük tekil çiçeğine sahiptir.
Bitki, 1818 yılında Joseph Arnold tarafından Sumatra’daki yağmur ormanlarında keşfedilmiştir. Ancak isim, keşif gezisinin lideri Sör Thomas Stamford Raffles'a verilmiştir.
Neden Arnold’ın değil de Raffles'ın ismi verilmiş derseniz; bu jest ya tipik bir İngiliz nezaketinden, ya da tam tersi bir sebepten yapılmış olabilir! Çünkü Rafflesia, çürümüş et gibi kokan bir bitkidir. Kim isminin böyle kokan bir şeye verilmesini ister ki?
Yaprakları, sapı veya alıştığımız anlamda kökleri olmayan bu parazit bitki, sadece iki hafta yaşar. "Ceset çiçeği" denmesinin nedeni yaydığı o korkunç kokudur.
Bu kokunun amacı, polenlerini taşıyacak olan leş sineklerini kendisine çekmektir. Arılar nektara gelirken, bu dev çiçeğin ziyaretçileri maalesef sineklerdir.
Endonezya, Tayland ve Malezya’nın bazı bölgelerinde resmi sembol kabul edilen bu nadir bitki, doğanın en etkileyici "canavarlarından" biridir.
Dünya üzerinde "Ceset Çiçeği" (veya Leş Çiçeği) olarak adlandırılan bir başka dev daha vardır: Amorphophallus titanum (Titan Arum). O da oldukça iridir ve en az Rafflesia kadar kötü kokar. Ancak bu iki bitki aynı aileden değildir.
Şimdi ben sorayım sizlere; kim isterdi ki isminin böyle bir çiçekle anılmasını? :)