Lale Ağacı
(Liriodendron tulipifera)
Lale Ağacı (Liriodendron tulipifera), manolyagiller ailesinden, hızlı büyüyen ve 50 metreye kadar uzanabilen devasa bir güzelliktir. Yazın açan yeşilimsi turuncu, laleye benzeyen çiçekleri ve 4 loblu karakteristik yapraklarıyla eşsizdir.
Bu güzel ağaçla ilk tanışmam, yıllar önce Sarıyer'deki Atatürk Arboretumu'nda olmuştu. Kuğuların süzüldüğü o huzurlu yapay gölün kıyısında, tüm heybetiyle duruyordu. O günden beri ne zaman bu ağacı görsem, aklıma o sakin göl manzarası gelir.
İsimler biraz kafa karıştırıcı olabilir:
- Liriodendron: Latince'de "Zambak Ağacı" demektir.
- Sarı Kavak: Halk arasında böyle dense de gerçek kavaklarla (Populus) akraba bile değildir.
- Lale Ağacı: Çiçeklerinin şekli nedeniyle en yaygın kullanılan isimdir.
En belirgin özelliği ise bence çiçeklerinden ziyade, sonbaharda sarı ve kahverengiye dönen o eşsiz 4 loblu yapraklarıdır.
Kuzey Amerika yerlileri bu ağaca "Muxulhemenshi", yani "Kano yapılan ağaç" derlermiş. Dev kütüklerinin içi oyularak kano yapımında kullanılırmış.
Odunu işlenmeye çok elverişlidir; mobilya ve gemi yapımında kullanılır. Ancak ilginç bir detay: Odunu çürümeye karşı çok dayanıklı olmadığından, o devasa kanolar ne yazık ki sadece birkaç sene kullanılabiliyormuş.
Bugün bilinen iki ana türü vardır: Biri Amerika kökenli, diğeri ise Çin ve Vietnam kökenli (Liriodendron chinense). Ancak fosil kayıtları, dinozorların yaşadığı Mesozoik dönemde çok daha fazla türünün olduğunu gösteriyor. Gerçekten de zamana meydan okuyan bir ağaç...