Nohut
(Cicer arietinum)
Nohut (Cicer arietinum), baklagiller ailesinden olup, insanlık tarihinin en eski dostlarından biridir. 100 milyon yıl önce ortaya çıkan ilk çiçekli bitkilerle beraber, bizim topraklarımızda, Anadolu'nun doğusunda ortaya çıkmıştır.
Burdur'un Hacılar köyünde yapılan arkeolojik kazılarda, Neolitik döneme (MÖ 8000) ait çömleklerin içinde evcilleştirilmiş ilk nohut taneleri bulunmuştur.
Atalarımız yabani nohutu evcilleştirirken kışın küflenmeyen, erken olgunlaşan türleri seçmişlerdir. Antik dönemde Tanrıça Venüs'ün insanlığa hediyesi olarak görülmüş, MÖ 4000'lerde Akdeniz ticaret gemileriyle dünyaya yayılmıştır.
Nohut, dünya mutfaklarının vazgeçilmezidir:
- Anadolu: Kavrularak meşhur "Leblebi" olur.
- Orta Doğu: Tahinle birleşip "Humus", kızartılıp "Falafel" olur.
- Savaş Yılları: Kıtlık zamanlarında kavrularak "Nohut Kahvesi" olarak içilmiştir.
- Sürpriz: Cin mısırı gibi patlatılabilen bir türü bile vardır!
Fakir toprakları ve susuzluğu tolere eder ancak fosfor ve azotu sever. Dünya üretiminde Hindistan ve Avustralya başı çekerken, anavatanı Türkiye 4. sıradadır.
En büyük düşmanı Fusarium oxysporum adlı mantardır. Bu yüzden nemli değil, sıcak ve kurak bölgelerde daha iyi verim verir.
Hem besleyici hem doyurucudur ama "huzursuz bağırsak sendromunuz" varsa dikkat! Konservesi yapılan baklagillere boşuna "müzik kutusu" denmiyor.
Bu konuda kültürler arası farklar da ilginçtir. Bir Amerikan arkadaşınız yanınızda ulu orta "müzik yaparsa" ve siz kıkırdarsanız, size şaşkınlıkla bakıp: "What the f***?! It’s natural, just like drinking or eating. What’s so funny about it?" (Nesi komik? Yemek içmek kadar doğal!) diyebilir.
Sonuç: Nohut lezzetlidir ama bazı lezzetlerin bedelleri vardır!