Geniş Yapraklı Sinirliot
(Plantago major)
Sinirliot, yol ve tarla kenarlarında, hatta kaldırım taşlarının arasında bile bitiveren, yaklaşık 200 üyeli inatçı bir ailenin ferdidir. İster "Dar Yapraklı" (P. lanceolata) ister "Geniş Yapraklı" (P. major) olsun, dünyanın her yerinde karşınıza çıkabilir.
Yeni Zelanda yerlileri bu bitkiye "İngiliz adamın ayağı" adını takmışlardır. Çünkü İngilizler nereye ayak bassa, bu ot da orada bitivermiştir.
Zaten Latince adı "Plantago" da "Ayak Tabanı" anlamına gelir. Yapraklarındaki güçlü lifler sayesinde üzerine basılmaya son derece dayanıklıdır.
Yerdeniz Büyücüsü'nü okuyanlar bilir; "Bir şeyin gerçek ismini bilirseniz ona hükmedebilirsiniz." Bu bazen bir ejderha olur, bazen de bahçenizi istila eden inatçı bir ot...
Bahçıvan arkadaşıma "Bu lanet şeyin adı ne?" diye sorduğumda, "Biz yabani ot diyoruz" cevabını almıştım. Ama artık gerçek adını biliyoruz: Sinirliot. Adı bizi sinir ettiğinden değil, yapraklarının içindeki sağlam liflerden (sinirlerden) geliyor.
Ortaçağ'da ona "Her derde deva" anlamında "Heal All" derlermiş. Yaraları, kesikleri ve arı/ısırgan sokmalarını iyileştirmede kullanılır.
Tarihsel Bir Reçete: 17. yüzyıl şifacısı Nicholas Culpeper, yaprak suyunun gülyağı ile karıştırıldığında "delileri teskin ettiğini" söylemiş. (Bu ot beni delirtmeden önce bilseydim keşke!)
İpucu: Eğer ısırgan otu sizi yakarsa, hemen yakınlarda bir sinirliot arayın, yaprağını ezip sürün. Doğanın yara bandıdır.
Her şey bir yana da asıl merak ettiğim şu: Benim saksının o köşesine acaba hangi İngiliz basmış olabilir?